menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa rüyası bitti mi?

8 0
22.10.2026

Paris’ten Roma’ya, Brüksel’den Tiran’a, Suud’dan İran’a, Azerbaycan’dan Yemen’e, Amerika’dan Çin’e, İngiltere’den Türkiye’ye… Bazısında az, bazısında çok bir karmaşa, bir belirsizlik, bir pus ve büyük bir kafa karışıklığı hâkim.

Genelde Dünyanın özelde Avrupanın bu hâle gelmesinde yüzlerce sebep var. İşin uzmanları (siyaset bilimciler, teologlar, tarihçiler, stratejistler, ekonomistler…) bu sisli havayı kendilerince aydınlatmaya çalışıyorlar. Lakin eksiksiz bir açıklama, tatminkâr bir izah yok. Parça parça gerçeklerden bahsediyorlar. Bendeniz de bu yazımda bu “parçalardan” biri olacak satırlar karaladım.

Başta Fransa olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinde (İtalya, İspanya, İngiltere, Belçika…) liseliler, işçiler ve sendikalar sokakları adeta bir savaş alanına çevirmiş durumda. Vitrinler kırılıyor, kamu binaları ateşe veriliyor, polis barikatları aşılıyor.

Avrupa basını, bu durumu sadece “hayat pahalılığı” ve “eğitim reformu protestoları” gibi sığ ekonomik etiketlerle okumayı tercih ediyor. Oysa madalyonun arkasında çok daha derin ve farklı hakikatler var: 'Ekonomi bu patlamanın fitiliyse, Gazze’de biriken devasa vicdani öfke de bu isyanın barutudur. '(Gazze yıkılıp yok olmasına rağmen “Bu bir zaferdir.” derken işte bu sonuçlar tahmin ediliyordu. Gazze’ye düşen  ateş tüm dünyayı  uyandıracak inşallah.)

Avrupa’nın içine düştüğü büyük paradoks ise şu: Sokağın ateşinin sadece “İsrail’e karşı çıkan” ülkelerde değil, bundan daha çok İsrail’in Gazze’deki katliamlarına  göz yuman,  destek veren ve suç ortaklığı yapan hükümetlerin yönetimindeki ülkelere de yanmasıdır.

Avrupalı yöneticilerin........

© Yeni Meram