Âdemoğulları Cebindeki Zincire Mahkûm
Maraş fecaatinden sonra Millet olarak, en başta şu sorulara cevap bulmamız gerekir:Bugün çocuklarımızı, gençlerimizi (hatta hepimizi) en çok etkileyen kurumlar, araçlar ve faktörler hangileridir?Okullar mı?Sokak mı?Aile mi?Akran ve arkadaş çevresi mi?Yoksa herkesin elinde bulunan; içinde çok farklı uygulamalar (Facebook, X, Instagram, WhatsApp, YouTube, yapay zekâ uygulamaları ve çeşitli oyunlar) barındıran cep telefonları mı?Cep telefonlarına yüklenen uygulamalar, oyunlar, videolar ve çeşitli algoritmalarla çalışan sistemler; başta çocuklar olmak üzere gençleri, orta yaş kuşağını ve yaşlıları—kısaca kadın erkek hepimizi—kendine bağlayan bir “dijitalizm” gerçeğini artık görmek zorundayız.
Yetmişine merdiven dayamış biri olarak ben bile telefonda, çeşitli nedenlerle çokça vakit geçiriyorum. Doğrusu, bundan ciddi anlamda fayda da görüyorum. Takıldığım her konuda (dinî, tarihî, edebî) anında cevaplara ulaşabiliyorum. Her alanda yetişmiş insanların görüş ve düşüncelerini; yazılarını okuyarak, videolarını dinleyerek öğrenebiliyorum. Öğrenmek istediğim bir konuyu ansiklopedilerden kolayca bulabiliyorum. Bankacılık, vergi ve para transferi işlemlerimi bulunduğum yerden rahatlıkla yapabiliyorum.
Ben bunlardan—adı ne olursa olsun: dijitalizm, internet, sosyal medya, uygulamalar—çokça yararlanıyorum. Lakin şunu da fark ediyorum: Onunla geçirdiğim süre arttıkça sabırsızlığım, öfkem ve yalnızlık hissim de artıyor. Televizyondaki tartışma programlarında konuşmacılara; Cumhurbaşkanı, bir bakan ya da muhalefet liderleri bir salonda konuşurken dinleyicilere dikkatle........
