Haritada Özgür, Hayatta Bağımlı
Dünya haritasına yukarıdan baktığınızda sınırlar cetvelle çizilmiş gibi görünür; oysa hakikat, cetvel kadar düz değildir. Bazı coğrafyalar vardır ki, adı haritada yazdığı gibi değildir. Kâğıt üzerinde “Orta Doğu” diye geçer mesela… Ama gerçekte bu topraklar, yıllardır susmayan bir çığlığın, dinmeyen bir yasın coğrafyasıdır. Belki de en doğru adıyla: kanın ve savaşın coğrafyası…Bu topraklarda güneş her sabah doğar, ama çoğu zaman umut doğmaz. Çocukların oyuncağı yerine mermiyi tanıdığı, annelerin ninnilerinin ağıda dönüştüğü bir yerden söz ediyoruz. Yıllardır hangi gözyaşı eksik oldu ki bu coğrafyada? Hangi acı dinlendi, hangi yara kabuk bağlayabildi?Peki bütün bunların ortasında kendimize şu soruyu sormaktan neden bu kadar çekiniyoruz:Biz gerçekten özgür müyüz? Gerçekten bağımsız mıyız?Bağımsızlık dediğimiz şey, sadece bayrağın dalgalanması mıdır? Yoksa görünmeyen iplerle başka eller tarafından yönlendirilen bir kukla gibi hareket etmek midir? Bir başka ülkenin gölgesinde yürümek, kendi güneşinde yürümekle aynı şey olabilir mi?Asıl mesele şudur:Bağımsızlık; kendi sanayisini kurabilmek midir, yoksa başkasının ürettiğine muhtaç kalmak mı?Kendi ekonomisini ayakta........
