menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siirt izlenimleri

1 0
yesterday

Mehmed Tahir Bursalı Osmanlı müellifleri kitabının girişinde geçmiş dönemin şahısları ve eserleriyle ilgili bazı söylere yer verir. Bunlardan birisi Ebüzziyâ Tevfîk Beyin şu sözüdür: “Ricâl-i mensiyyemiz (unutulan insanlarımız) arasında nev'leri şahıslarına münhasır (kendilerine özgü) öyle zatlar vardır ki akvâm-ı garbiyye (Batı toplumları) arasında görülen emsâlinin namlarına heykeller rekz olunmuş (dikilmiş) ve ihtisâs ettikleri mesleklerini gösterir levhalar tasvir edilmiştir. Bizde ise bir karn (asır) sonra belki isimlerini bile yâd edebilecek adam bulunmayacaktır.”

Geçtiğimiz hafta Siirt Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Nihat Şındak ve İktisadi ve İdari ürünler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü başkanı Sayın Doç. Dr. Mahir Özhan’ın daveti üzerine Terörsüz Türkiye Demokratik Katılım ve Akademi konulu konuşmamız oldu. YÖK bu yılki üniversite açılış programlarında bu konu üzerinde durulmasını belirten bir yazı göndermişti. Bu vesile ile Siirt şehrini kısa sürede de olsa gezme fırsatımız oldu. Bunun için bazı izlenimlerimizi yazacağız.

Geleneksel şehirler iktisadi hayatın gelişmesi sanayileşme ile beraber yerini yüksek katlı binalara bırakmıştır. Otomobiller çoğalmasıyla sokaklar, caddeler ve iş merkezleri farklı planlama sistemine geçmiştir. Bu sebeple sanayileşme sürecini erken yaşayan bazı şehirlerde şehir merkezi eski özelliklerini çabucak kaybetmiştir. Afet zararlarını azaltma programı için Japonya’da Kobe’ye gittiğimizde, şehri gezerken Japon mihmandarımıza bizi geleneksel bir mahalleye götürmesini istediğimizde bizi ancak Kore evine götürebilmişti. Bunun için dünyada yüksek binaların olduğu siteler tek tip haline gelmiştir. Siirt de yeni yerleşim yerlerinde bundan nasibini almıştır.

Siirt şehir merkezinde geleneksel çarşının olduğu kısımlar trafik sıkışıklığını yaşamaktadır. Şehir merkezindeki cas evleri ismini verilen konaklar bir kısmı heybetiyle ayaktadır, ama kurtarılmayı beklemektedir. (https://dergipark.org.tr/en/pub/kent/article/1663429) Bunlardan birisine girdik; yola cephesi olan ana kapıdan girince avluya açılıyor; ortada bir süs havuzu ve dut ağacı hem mahremiyeti hem de yaşam alanı oluşturuyor. Bu binalardan kaç tane var? Şehir için büyük bir zenginlik ve miras olan bu tür yapıların restorasyona........

© Yeni Meram