Kamu denetim kurumlarına piyasa denetim çağrısı
Günlük hayatımızın gereği olarak tüketici, işletmeci, ithalatçı, ihracatçı ve üretici olarak pek çok iktisadi işlem yaparız. Bu iktisadi işlemlerin gerçekleştiği yerler piyasalardır. Piyasalar arz ve talep ilişkisinin bulunduğu yerler olarak adlandırılabilir. Bazı iktisadi görüşlere göre piyasaların devlet müdahalesi olmaksızın kendiliğinden dengeye geleceği varsayılmaktadır. Ancak piyasada aksaklıkları ortaya çıktığında devlet düzenlemesi ve denetlemesi gerekli hale gelebilir. Nitekim tarih boyunca piyasanın, dolayısıyla ticaretin düzenlenmesi ile ilgili politikalara ve belgelere sıkça rastlanır. Evde kullanmak üzere vida sökmek, takmak ve delmek amacıyla küçük bir teknik alet satın aldık. Çin yapımı alet gayet makul bir fiyatla satılıyordu. Aletin 30-40 kadar aparatı vardı. Dolayısıyla çok işlevli gözüküyordu. Tabii bu aparatları işletecek motorun da buna göre yeterli kapasitede olması gerekirdi. Acaba aletin motor gücü bu kadar aparatı kaldıracak güçte miydi? Bunu ancak yetkin bir mühendis değerlendirebilirdi.Çin yapımı aletin satışında garanti belgesi verilmekteydi. Buna göre malın alındığı veya teslim alındığı günden itibaren 2 yıllık garantisi işlemeye başlıyordu. Garantinin geçerli sayılması için satıcının imzasına veya mührüne gerek yoktu. Bizim alet birkaç defa kullandıktan sonra çalışmamaya başladı. Garantisi kapsamında yakınımızdaki satıcıya götürdük. Satıcı bize bu aleti ithalatçıya götürmemiz gerektiğini söyledi. Şükür ki satıcı da ithalatçı da uzak değildi. İthalatçı firmayı İstoç’ta aramaya gittik; garanti belgesindeki adres herhalde tebligat adresiydi. Sokak numarası yazılmış, ama ada numarası yok. Google'daki adreste telefon var, ama telefon edince cevap yok. Epey uğraştıktan sonra firmayı bulduk. İthalatçı firmaya alet çalışmıyor diye söyleyince gayet soğukkanlı bir şekilde........
