menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsani diplomasi olarak yardımlar ve kurban-2

13 0
29.06.2026

Kırsal kesimde kurban kesmenin bireyler ve aile için ayrı bir anlamı bulunurken kentlerde kan görmemek için bağış yoluyla kurban kestirmeyi tercih edenler de vardır. Televizyon, gazete, sosyal medya ve apartman asansörlerine kadar uzanan reklam kanalları aracılığıyla yurt dışı kurban bağışının topluma tanıtıldığı görülmektedir.Bizzat gözlemlediğimiz bir vakayı aktarmak gerekirse: Rahmetli babamın emekli maaşından bir kısmını Afrika'da su kuyusu açtırmak için Ribat Vakfı'na bağışlaması ve ardından annemin aynı vakıf aracılığıyla hem babası adına yurt dışında hem de kendi adına yurt içinde kurban kestirmesi, toplumun bu kuruluşlara duyduğu güveni somutlaştırmaktadır. Demek ki insanlar, güvendikleri kuruluşlar aracılığıyla mali ibadetlerini vekalet yoluyla yerine getirmektedir.Kurban faaliyetlerinin yurt içinde ve yurt dışında kurumsallaşmasında ciddi mesafeler kat edilmiştir. Aşağıda birkaç paragrafta Osmanlı’nın Afrika ilişkileri ile bu durum ilişkilendirilecektir. Kurban ibadeti post-deri kavgası değil; gıda ile girilen gönülleri kazanan bir yumuşak diplomasi aracıdır. Yurt içi kurbanlık ile yurt dışı kurbanlık bedelleri arasında yaklaşık üç kata ulaşan fark ise önemli bir hayvancılık politikası meselesidir. 2025 verilerine göre yurt dışında kurbanlık bedelleri 6.000–8.000 TL arasında değişirken yurt içinde bu bedel 18.000–22.000 TL arasında seyretmektedir; bu fark bir önceki yıldan bu yana enflasyona paralel biçimde artmaktadır (TÜİK, 2025). Filistin için durum yıllara göre değişkenlik gösterebilmektedir; kurban bedeli, bölgenin şartları ve kurbanların başka ülkelerde kesilip çeşitli işlemlerden geçirilmesi nedeniyle daha yüksektir.Yurt dışı kurban bağışının cazip görülmesinin başlıca sebebi bu fiyat farkıdır: yurt içinde bir kurban yerine yurt dışında tüm aile fertleri için ayrı ayrı kurban kestirilebilmektedir. Bu politikanın gözden geçirilmesi, yurt içindeki yoksulların haklarıyla doğrudan ilgilidir. Öte yandan yurt dışına kurban verilmemesi hâlinde yurt içi arzın değişmezken talebin artacağı ve fiyatları yukarı çekeceği de göz önünde bulundurulmalıdır.Türkiye'nin hayvancılık sektöründe alınması gereken yapısal tedbirler bu eşitsizliği gidermek açısından öncelikli gündem maddesi olmaya devam etmektedir.Kurban başta olmak üzere insani yardımları destekleyenler olduğu gibi farklı sebeplerle eleştirenler de mevcuttur. Yakın dönemde bir uluslararası yardım kuruluşuna yönelik uzun süreli yıpratma kampanyası kamuoyunda güven krizine yol açmıştır. Bu nedenle iç denetimin yanı sıra dış denetimin de yapılması ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması büyük önem taşımaktadır.Vakıf ve dernekler, bağış konusundaki resmî izinlerini de kamuoyuyla paylaşmaktadır. Örneğin Yetim Vakfı yardım toplama iznini valilikten, İHH ise Bakanlar Kurulu kararıyla aldığını ilanlarında belirtmektedir. Özetle, kurban ibadeti aracılığıyla ulaştırılan insani yardımlarda dikkat edilmesi gereken önemli huşular şu şekilde sıralanabilir:•    Kurban organizasyonu yürüten vakıf ve dernekler kendi denetim raporlarını düzenli aralıklarla kamuoyuyla paylaşmalıdır. Yani bu güzel bir faaliyet lekelenmemeli; her kurum için denetim raporu hazırlanmalıdır.•    İlgili resmî kurumlar (AFAD, Diyanet İşleri Başkanlığı vb.) bağımsız dış denetim mekanizması........

© Yeni Meram