Adam Yerine Konulmak veya Değer Vermek
Bazı insanları neden hala hatırlarız? Sorusuna fakülte sıralarında arkadaşlığımızdan sonra uzun yıllardan beri dostluğumuz devam eden bir arkadaşımla rahmetli Prof. Dr. Sabahattin Zaim hocamızın bizleri “adam yerine koymasına” yani değer vermesine bağladık. Birçok kendisini güya görgülü sayan akademisyen, monşer tipler kendilerince gariban çocuklarını aşağılarken o insana eşrefi mahlukat olduğundan değer veriyordu.
Çocuklar da kendilerine değer verilince hatırlarlar. Bir hocamız hatıratında, kendisini gayrete sevk eden sözün küçüklüğünde “sizin köyün adamından bir şey olmaz” sözü olduğunu yazar.
Kurumlarda amirlerin personelini adam yerine koymaları yani değer vermeleri gerekir, aksi takdirde iyi bir yönetim yapamayacakları gibi bir müddet sonra kendileri de adam yerine konulmaz.
İnsan karşısındakini neden adam yerine koymaz? Oysa tüm insanlar bir erkek ile bir kadının ürünüdür; insan çok zor şartlar altında doğar, büyür ve hayatını sürdürür, sonu da bu dünya hayatına elvedadır. Ancak kendilerini seçilmiş görenler ırkçılardır. Başında da Siyonistler gelmektedir. Bu sebeple başka insanlara her türlü haksızlığı yaparlar. Kendilerini üstün görenlerin bazıları zengin, iktidar sahibi, bilgi sahibi olanlardır. Bunun örneği Karun’dur. Bir kısmı şeytana uyanlardır, münafıklardır vs.
Burada Abese suresinde Peygamberimize hitaben yapılan uyarıyı (zelle) hatırlamak gerekir. Peygamberimiz ileri gelen müşriklere dini anlatırken görme engelli sahabi Abdullah ibn Ümmü Mektum çıkagelmiş ve kendisine bazı konuları anlatmasını istemişti. Bunun üzerine Peygamberimiz Abdullah’a ilgi göstermemişti. Bunun üzerine uyarı gelmiştir. Abese suresi bu minvalde tüm Müslümanlar için de önemli bir uyarıdır.
A’raf suresi 199’ncu ayeti kerimede “Kolaylığı seç, iyi olanı emret, cahillere aldırma!” yani cehalet peşinde koşanlardan, ısrar edenlerden yüz çevir,........
