“Kuzeyden güneye, bu adada barışı ve güvenliği tesis edecek olan, kadınların kuracağı köprüler, geliştireceği diyalog ve ortak gelecek vizyonudur…”
PEO Kadın Bürosu ile POGO’nun Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle Larnaka’da düzenlediği etkinlikte WFTU üyesi Kıbrıslıtürk sendikaların kadın büroları adına konuşan BES Kadın Bürosu Sorumlusu Fatoş Anter barış mesajı verdi. 15 Mart 2026 Pazar günü Larnaka’da geniş bir katılımla Raddison Blue Oteli’nde yapılan etkinlikte ayrıca KTOEÖS temsilcisi şair Tuğçe Tekhanlı, bir şiiriyle yer aldı. Etkinlikte PEO Kadın Bürosu Sekreteri Marina Stavrinu Kuku ile POGO Merkezi Örgütlenme Sekreteri Yeorgia Parmakis de birer konuşma yaptılar. Avgi Hacıbavlu ise sanat programını sundu… Etkinliğe önümüzdeki Mayıs ayında Kıbrıs’ın güneyinde yer alacak parlamento seçimlerinde AKEL’den milletvekili adayı olanlar da katıldılar. Etkinlikte gerek Fatoş Anter’in konuşması, gerekse Tuğçe Tekhanlı’nın şiiri, Rumca’ya simultane olarak çevrildi…
FATOŞ ANTER’DEN BARIŞ MESAJI…
Etkinliğe Dünya Sendikalar Federasyonu WFTU üyesi Kıbrıslıtürk sendikaların kadın büroları adına katılarak bir konuşma yapan BES Kadın Bürosu Sorumlusu Fatoş Anter, “Kuzeyden güneye, bu adada barışı ve güvenliği tesis edecek olan, kadınların kuracağı köprüler, geliştireceği diyalog ve ortak gelecek vizyonudur” dedi. Fatoş Anter, konuşmasında şöyle dedi:
"Değerli Örgüt Temsilcileri, Mücadele Arkadaşlarım ve dünya ekonomisinin görünmez omurgasını oluşturan dünyanın tüm emekçi kadınları;
Bugün burada, 8 Mart 2026’da, sadece bir geleneği sürdürmek için değil; bir direniş ateşini yeniden yakmak için toplandık. Bizler; 1857’de New York’taki dokuma işçilerinin ve 1911’de daha kısa çalışma saatleri, daha iyi ücret ve oy hakkı talep eden cesur kadınların omuzlarında yükseliyoruz.”
“KADIN HAKLARI, UYGULAMASI ZORUNLU İNSAN HAKLARIDIR…”
“Bugün sadece takvimdeki bir günü işaretlemek için değil; bir duruşu, bir direnişi ve en önemlisi muazzam bir başarı hikayesini kutlamak için bir aradayız. 8 Mart, sadece çiçeklerle hatırlanacak bir gün değil; hakları için yürüyen, 'ben de varım' diyen ve dünyayı güzelleştiren tüm kadınların ortak sesidir.
Bugün mesajımız nettir: Kadın hakları, lütfedilen bir hediye değil; uygulanması zorunlu olan insan haklarıdır. Ekonomik değişimlerin, dijital dönüşümün ve iklim krizinin yaşandığı bir dünyada, sendikal hareket toplumsal cinsiyet adaleti için en güçlü araç olmaya devam etmektedir. 2026 yılı vizyonuyla ilan ediyoruz ki; dünyanın zenginliğini üretenlerin güçlendirilmediği bir düzende adaletten söz edilemez.”
“KADINLARIN ZAMANI SİSTEMLİ ŞEKİLDE ÇALINIYOR…”
“Onlarca yıldır süren savunuculuk faaliyetlerine rağmen, istatistikler hala bir seferberlik çağrısı niteliğindedir. Küresel olarak kadınlar, erkeklerin sahip olduğu yasal hakların hala sadece d’üne sahiptir. Dünyanın birçok köşesinde 'Cinsiyete Dayalı Ücret Farkı' sadece bir sayı değildir; kadınların zamanının ve yeteneğinin sistemli bir şekilde çalınmasıdır.
Kadınların kayıt dışı ekonomide yoğunlaştığını, sosyal korumadan yoksun bırakıldığını ve görmezden gelinen 'görünmeyen vardiya' yani ücretsiz bakım emeğinin orantısız yükünü taşıdığını görüyoruz. Buradan........
