Teşekkürler Pile!
Kıbrıs’ta sürekli gerginlik olmasını, savaş korkusu olmasını isteyen kimler olabilir?
Tabii ki mevcut düzenden nemalananlar!
Mesela, çok istediğim halde, gidemediğim geçtiğimiz Cumartesi günkü Pile Festivali kimleri mutsuz etti?
En başta faşistleri tabii ki ama onlarla birlikte, düzenin nemalanıcıları ile yalakalarını!
Muhteşem bir dostluk görüntüsü vardı ve kesinlikle bu görüntü dahi, malum kesimlerin ciddi anlamda pipiriklenme sebebiydi!
Örnek vereyim, bu kesimler, Kuzey Kıbrıs’ta dev gibi bir askeri tatbikat yapıldığı günlerde, Rumların Güney’de gerçekleştirdiği ufak tefek askeri tatbikatları veya basit törensel etkinlikleri abartmaktan çok hoşlanıyor!
Ama herkesin gerçeği bir şekilde görmesi lazım!
Pile’de yıllardır insanlar birlikte yaşıyor!
En küçük bir olay yaşanmıyor!
Haaa Rumlar Türkleri, Türkler de Rumları aşkla sevmek zorunda mı?
Elbette ayrılıklar olacak…
KKTC’de iki köy arasında bile ayrılık – gayrılık vardır!
Ama birlikte yaşıyor insanlar!
“Yok hayır, biz asla birlikte yaşamadık!”
Hiç mi yaşamadık birlikte?
Elbette ayrılık – gayrılık – cami – kilise mutlaka olmuştur ama ırkçı bölünme, Anavatanların, devreye girmesi ya da sokulması ile başladı!
Osmanlı döneminde herkes “Osmanlı”ydı unutmayın!
Ve İngiliz döneminin ilk yarısında, taaaa 1930’lara gelene kadar da kimse “Türk” veya “Yunan” olmamıştı!
Yunanistan’daki Mora meselesi, akabinde bazı papazların dürtüklemesi; İngiliz’in çanak tutması, 1931 isyanı, Enosis maskaralığı, Türklere de verin gazı; işte geldiğimiz nokta!
Çözümsüzlük çözüm mü?
Hırsızlar, yalakalar, düzenden nemalananlar için evet!
Ama gerçekten çözümsüzlük, felakettir!
Çok basit bir örnek vereyim!
Azerbaycan – Türkiye ilişkileri…
Sizce bu ilişkileri bozmaya çalışan kim ya da........
