menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Girne’ye özgürlük!

26 0
25.04.2026

Biz Girne diyoruz…İngilizce “Kyrenia” diye yazılır… “Kayrinia” diye telaffuz edenlere de rastladım; Türkçe yazılışından yola çıkıp, “Görni” diyen İngiliz tanıdıklarım da olmuştur… 

Yunanca “Κερύνεια” diye yazılır; Kerinya ve bazen Cerinya diyenleri işittim… Çok şarkı yazıldı Girne için!“Girne Gelişim Orkestrasıénın da bir Girne şarkısı var; “… Yaslamış arkasını Beşparmak Dağları’na…” diye başlayan… 

KKTC’deki kaynaklara bakacak olursanız, Girne için “Turizmin başkenti” diye ifade görürsünüz ve bu ifadeyi her gördüğümde “mamur ettiniz” diyesim gelir!

Girne şu anda tarihine, geçmişine, büyüsüne, zeytinlerine, yeşilliğine ve en acısı denizine küsmüş bir “ucube”dir sadece! 

Tarihinin en başarılı belediyesi tarafından yönetilmeye çalışılsa da “umutsuz vaka”dır!Beton yığınından başka hiçbir şey değildir!

Girne, 1974 sonrasında Kıbrıs’ın “Türklere kalan” ya da “Türkler tarafından kontrol edilen” veya çoğunun kızdığı “Türkiye’nin işgalindeki” rezil sistemin, yağma düzeninin, ganimet zihniyetinin ve mutlak çöküşün en önemli göstergesidir… 

Girne, Kıbrıslı Rum ve Türklerin ortak yaşam sürdüğü bir sahil kasabasıydı… Küçük bir kasaba… Mesela 1974 nüfusu 3 bin 400 civarındaydı… 

Buraya ilk yerleşenlerin Milattan Önce 10’uncu yüzyılda Akalar olduğu söylenir… 

Milattan sonra 700’lerde Bizanslılar tarafından yapılan kalesi, Lüzingyanlar ve Venedikliler tarafından güçlendirilmiştir… Ve bu kalede, “Girne Batığı” olarak bilinen bir gemi kalıntısı sergilenir… 

Bu gemi kalıntısı, ilk olarak 1965 yılında belediye meclis üyesi ve Girneli Andreas Cariolou tarafından keşfedilmiş.

Cariolou, sünger avcısıymış, oğlu da daha sonra ünlü bir dalgıç ve araştırmacı oldu… 

Andreas Cariolou, sünger için dalış yaparken, Girne sahilinden yaklaşık 1 mil mesafede, 80 amforadan oluşan bir yığınla karşılaşmış…

Doğduğum yıl 1967'de Cariolou, Michael ve Susan Katzev ile........

© Yeni Düzen