menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğal asimilasyon: Kıbrıslı doğdum, Kıbrıslı gibi ölmek istiyorum!

26 0
23.07.2026

Doğal asimilasyon, bir toplumun veya grubun başka bir toplumla uzun süreli ve yoğun etkileşim sonucunda, zorlayıcı bir devlet politikası veya açık bir baskı olmaksızın, zaman içinde diğer toplumun dilini, kültürünü, yaşam biçimini ve kimlik unsurlarını benimsemesi sürecidir.

Birçok kaynağa veya uzmana göre şu da çok önemlidir ki; asimilasyonun “doğal” olması, sürecin her zaman tamamen özgür ve baskısız olduğu anlamına gelmez. 

Örneğin ekonomik veya sosyal koşullar, bir topluluğu kendi dilini terk edip çoğunluğun dilini kullanmaya fiilen zorlayabilir.

Doğal asimilasyonun üç örneğini Kıbrıs Türk toplumu da fiilen yaşadı veya yaşıyor…

Birinci doğal asimilasyon, Kıbrıs’ın İngilizlere devri sonrasında, daha büyük ve ekonomik olarak daha baskın olan Rum toplumunun özellikle “dili”; Kıbrıslı Türklerin veya Kıbrıslı Müslümanların süreç içerisinde, herhangi bir zorlama da olmadan, “dil” nedeniyle, belki de “dinlerini” ve her şeylerini yitirmeleri anlamına gelebilecekti…

Önce İngiliz egemenler buna müsaade etmedi; sonraları Elen milliyetçiliğinin de verdiği gazla, toplum diline de kültürüne de sahip çıktı…

Aslında şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; “Kıbrıslı Elenlerin Enosis hayali olmamış olsaydı, belki de şu anda bu yazı Elence yazılıyordu…”

İkinci doğal asimilasyon örneği, İngiltere’ye göç eden toplumumuzun yaşadığıdır…

Kıbrıs’tan İngiltere’ye yoğun göç, 1950’lerde başladı… 

1959 – 1960’taki Kıbrıs cumhuriyeti kuruluş çalışmaları veya müzakereleri günlerinde, özellikle İngiliz Polisi veya Yardımcı Polisi olarak görev yapan yüzlerce kişi İngiltere’de yaşamayı daha “güvenli” hissetti!

Çünkü İngiliz onları EOKA’ya karşı kullanmıştı; hasımları çok olabilirdi!

1963 Aralık ayına kadar göç devam etti…

1963 – 1968 arasındaki toplumlararası çatışmalar ve gettolaşma sürecinde göç yavaşladı hatta tamamen durdu!

1968’de Rum ve Türk toplumları arasında Beyrut’ta başlayan müzakere süreci sonrası da önemli sayıda askerden terhis genç İngiltere’ye göç etti…

1974 sonrası da göç durmadı…

1980’lerin sonu ve 1990’ların tamamını kapsayan dönemde, “siyasi sığınma modası”na uyanlar bile oldu!

Özellikle 50, 60 ve 70’lerde İngiltere’ye göç eden toplumumuzun çocukları, torunları şu anda neredeyse beşinci – altıncı hatta yedinci nesildir… 

Bu İngiltere’de ya da daha........

© Yeni Düzen