menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Birleşik Milletler!

29 0
17.03.2026

Be arkadaşlar, biri Sayın Başbakanı uyarsın ya hu!Bahsettiği kurumun adı “Birleşik Milletler” değil!“Bitişik Milletler” de değil!

Haaa “bitişmek” nedir?Köpeklerin cinsel ilişki sırasında birbirine kenetlenmiş olarak bir süre kalması halidir ki bu pozisyonu elinizdeki telefonla görüntüleyip sosyal medyada paylaşırsanız, Türkiye sizi beş yıllığına KKTC Cumhurbaşkanı da yapabilir ki o da ayrı bir mesele!

Ersin Tatar öyle seçilmedi mi?Yalan mı yazıyorum?

Neyse!Bu arada belirteyim, dalga geçtiğim anlamını sakın çıkarmayın!

Dedem bazen “arkadaşlar” demez, “arkandaşlar” derdi, çok hoşuma giderdi!Ve dedelerimin bir tanesi, ki Yeşilırmaklı’ydı ve Yeşilırmak’ta 1964’ten taaa 2000’lere kadar “Birleşmiş Milletler”e mensup askeri birlik vardı… Dedem de “Birleşik Milletler” derdi!

İki dedemin de birinci dilleri ne yazık ki Kıbrıs Yunancasıydı!Köylü Kıbrıs Dili bile diyebiliriz!Annemin babası bu dilde halk ozanıydı!

Haliyle, bazı Türkçe kelimeleri söylemekte zorlanıyorlardı!Mesela babamın babası bana hayatı boyunca “Serhat” diyemedi!“Serkhat” dedi!H harfinden önce bir de “k” çıkıyordu ağzından!

Başbakanımız da bu konuda bir miktar sıkıntılı!Ama dikkat edebilir!Düzeltebilir!Çalışması lazım!

İnsan, elbette “yabancı bir dili”, ana dili gibi konuşamazsa sorun yoktur da Sayın Başbakan’ın ana dili Türkçe değil midir?

Haaa ben bu tarzı, bu ağzı çok seviyorum hatta bu konuda her hafta Yenidüzen’de yazan Halil Karapaşaoğlu’na da bayılıyorum ama Başbakanımız, Halil değil; Halil de Anavatan destekli Başbakan değil!Bilmem anlatabildim mi?

Ayrıca belirtmekte fayda var; 18 yaşında Ankara’ya üniversite tahsiline gittim… Nuh Peygamber’in gemiye son mıhları çaktığı günlerdi…Ve ne dediğimi, birçok arkadaşım çok zor anlıyordu…

Düzelttim mi?Düzeltmek zorunda mıydım?Kendi dilimi mi kaybettim?Dilimizi mi kaybettik?Sevgili Halil, o zaman Sayın Başbakanımız dilimizi korumak adına bir kahraman olarak da algılanabilir mi?

Brüksel yolunda bunları yazmak aklıma geldi… Yarın görüşürüz… Bu sayfada… 

Aklı çalışan herkesin gördüğü net bir olay var; bu savaş, Dünya’nın hiçbir ülkesini ilgilendirmiyordu; tamamen İsrail’in bölgedeki dominasyonunu artırmayı hedeflemekteydi…

Ve İsrail, bir yandan Amerika’daki güçlü lobisini kullandı; öte yandan bu lobinin kirli bir ayağı........

© Yeni Düzen