menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Guterres Ziyaretinin Düşündürdükleri

15 0
02.08.2026

Geçen Pazar Yenidüzen’de kimsenin Guterres’ten mucize beklememesini yazmıştım. Guterres geldi ve “kimse benden mucize beklemesin” anlamına gelen sözler söyleyerek ayrıldı.

Liderlere “Siz önce ev ödevinizi yapın” dedi. Yani, bu güne kadar ev ödevlerini yapmadıklarını söylemiş oldu. Garantör ülkelere de rol düştüğünü ve onlardan da beklentileri olduğunu ama onların da rollerini oynamadıklarını ifade etmiş oldu.

Guterres, “metodoloji, meselenin özü ve güven artırıcı önlemler konularında yapılacak ön hazırlıklardan sonra ve bugüne kadar varılan yakınlaşmalar zemininde yeni bir resmi olmayan 5 1 konferansı davet etmeye karar verdim” dedi ve “son mili” tamamlamaktan söz etti.

Yani, bu alanlarda yeterli hazırlık yapılmazsa konferans çağırmayacak.  

Guterres, bölgede yaşanan kaosun Kıbrıs’a yansıyabileceğini belirterek, asıl meselenin barışı tesis etmek olduğunu, yani, Kıbrıs’ın savaş ve barış arasında gidip geldiğini ima etmişse de, maalesef kimse Genel Sekreter’in bu uyarısı özerinde durmadı.

Bundan sonra 5 1 konferansı olur mu, olursa sonuç verir mi belli değil. Daha doğrusu, göstergeler ters istikamete işaret ediyor.

Bunun neden böyle olduğunu anlamak için aktörlerin yaklaşımına göz atmak yeter.

Tufan Erhürman Kendi Metodolojisinin Esiri Oldu!

Tufan Erhürman, Crans Montana’da kaldığımız yerden ve yakınlaşmalar zemininde ilerleyelim diyor ama kendi “metodolojisine” takılı kaldığından yerinden kımıldayamıyor. “Metodolojisinin” dördüncü maddesini hiç kimsenin kabul etmeyeceğini bildiği halde bunda ısrar ediyor. “Görüşürüm ama müzakere etmem” diyor ve öncelikle güven artırıcı önlemler üzerinde durmak istiyor. Fakat, güven artırmak için ortaya ciddi çabalar koymuyor. İki toplum arasında ilişkilerin iyileşmesi yönünde adım atmıyor.

Kıbrıs Türk toplumunun ivedilikle çözüm beklediğini biliyor olmasına rağmen akıp giden zamana acımıyor! Hatta, Kıbrıslı Türklerin “zamanını”, kendi çıkarları doğrultusunda kullansın diye Türkiye’ye veriyor.

Oysa, Kıbrıslı Türklerin birilerine verecek “zamanı” kalmadı! Bu yüzden, bir an önce yapması gereken........

© Yeni Düzen