menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batan Katamaranın Ardından…

22 0
05.09.2026

FiloJet şirketinin Girne-Taşucu limanları arasında sefer yapan katamaranın bir hafta önce batmasının yaşattığı dram ve yarattığı travmalar halen sürüyor. Son yapılan açıklamalara göre 13 kişi hayatını kaybetti, 15 kişinin aranmasına devam ediliyor. Hayatta kalanlara geçmiş olsun; hayatını kaybedenler ışıklar içinde uyusun, ailelerinin başı sağolsun… Kayıpların da en erken zamanda bulunmasını diliyorum; bu benim özelimde bir ‘Deja vu’ olayıdır; ailelerin ruh hallerini, acılarını, tepkilerini ve dahi travmalarını çok iyi anlayabiliyorum…

Olayın üstünden bir hafta geçti… Kamuoyunda tartışmaların her çeşidine şahit oluyoruz; kimi siyasal, kimi uzmanlık, kimi abartılı yorumlar; kimi uydurma beyanlar, kimi dipsiz kuyu tartışmaları, kimi de dangalak söylemler… Tüm olayın başrol oyuncusu o günlerin Ulaştırma Bakanı Sn Arıklı; şimdi görevden alındı… Keşke kendisi olayın başında istifa etmiş olsaydı; kamuoyundan sempati kazanacaktı. Yapmadı; yapmayınca da siyasi ve genel kamuoyunda fıçıcığını çıkardılar. Sorumluluğu vardı; soruşturma sürecinin güvenirliği için görevden ayrılsaydı bu kadar linç edilemeyecekti. Kendi etti, kendi buldu; kendisini görevden alan Başbakan Üstel de onun üstünden ‘Devlet adamı’ kisvesine büründü. Doğrusu her ikisinin de istifa etmesi idi; tüm suçu Bayındırlık Bakanı’nın üstüne yıkmak ve Başbakan’ının Bakanların hepsinin başı olduğu ve sorumluluklarını taşıdığı, paylaştığı olgusunu ret ve inkâr etmek dürüst bir siyasi davranış ve ’Devlet adamlığı’ değildir.

Halkın tepkileri acıyı paylaşmak yanında, ihmal ve kusuru bulunan siyasi, bürokrat ve teknik tüm kadrolara kızgın ve keskin eleştiriler olarak yayıldı. Hele ki olaydan sonra katamaranın hasarlı durumu, kaptanın kaptanlık mesleğine uygunluğu konusunda ortaya çıkan olumsuz bilgiler kamuoyunu çileden de, zıvanadan da çıkarıyor… Amma velakin… Olaydan sonra bu bilgileri paylaşanlar, katamaranın açık deniz aracı olmadığını ve zaten kötü tamiratlı bir taşıt olduğunu, bu nedenle de başka alıcı bulamadığını anlatanlar, kaptanın ehliyetinin ‘uyduruk’ olduğunu zaten bildiğini söyleyenler bu katamaran ve kaptan faal olmaya başladığından beri niye sustular?! Şimdi uzman kesilenler, gemi batınca mı uzmanlık diploması aldılar?! Şimdi kendilerince belge, bilgi, deneyim ve yorumları ile ‘profesör’ kesilenler kazadan önce uyur-gezer miydi........

© Yeni Düzen