menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zeki Erkut ve “EBEDİLER” kitabı

39 0
05.04.2026

   Kıbrıs Türk Edebiyatımızın roman alanında çok değerli ürünler veren Zeki Erkut’la “Ebediler” isimli romanı üzerine bir sohbet gerçekleştirdik. “Ebediler”in hikâyesine geçmeden önce roman yazım serüveni hakkında sohbetimizi başlatıyoruz.

   Çocukluk yllarımı geçirdiğim bir sokak, orda yaşananlar, arkadaşlarımız, arkadaşlıklarımız komşularımızla olan ilişkilerimiz düşününce ilk o zaman bunları yazma ihtiyacını hissettiğimi hatırlıyorum.  Nitekim mücahitlik dönemini de o sokakta yaptım. Kafamdaki kurgu olgunlaştığı zaman ise “Jans Mans Sokağı Çocukları”nı yazmaya koyuldum. İlk kitabım oldu. ikinci baskıyı yaptı. Bugün hâlâ daha aranan bir kitap niteliğindedir.

  Zeki Erkut, genellikle Kıbrıs, Kıbrıs kültürüne, tarihe, sosyal yaşama ve yaşanılan toplumsal olaylara bir şekilde kitaplarında yer veren bir yazar. Bu bilinçli bir seçim miydi kendisi için...

   Elbette insan yaşadığı bir toplumdan başka bir toplumu yazması mümkün müdür? evet, ancak doğru mudur tartışılabilir. Ben Kıbrıslıyım, Kıbrıs topraklarında yetiştim. Eğitimimi, aile terbiyemi burada aldım, arkadaşlıklarım burdadır. Dolayısıyla insanımızı ve yaşadığımız toplumu anlatmak elbette ki benim için bir görev oluyordu. Her romancının da görevi bu olması lâzım. Yoksa bir Latin Amerkia’yı anlatmak, İngiltere’yi anlatmak da münkündür ama, niye olsun. Toplumumuzda buna bir ihtiyaç varken ve bir ayna tutmak gerekiyorsa kendimize, romancının görevi işte burda ortaya çıkıyor.

   Romanlarında yaşanmış hikâyeler üzerine kurgular yaptığını da görüyoruz Zeki Erkut’un. Tabii böylesi yaşanmış olayları ele alabilmek için de bir araştırma gerektiriyor zaman zaman.

   Aslında yaşanmış öyküler romanlarımda sadece bir aksesuar olarak duruyor. Bir dolgu maddesi gibi. Çünkü yaşanmış olaylar kadar yaşanması olası olayar da kurgulanıyor. Yani romanlarımda bir kurgu yer alıyor. Bu kurgu içerisine çeşitli öğeleri sığdırıyorum, yerleştiriyorum onlar üzerinde karakterleri oluşturuyorum. Bu karakterlerin birbirleriyle ilişkileri çelişkileri anlatılıyor. Yani sadece olaylar değil, olası olaylar da romanlarımda yer alıyor. Elbette bir araştırma yapıyorum hatta çok derin bir araştırmaya giriyorum. Bu romanıma biraz renk katıyor ilgi artıran unsurlar oluyor ve genellikle her romanımda da bunlar vardır.

   Örneğin bir “Jans Mans Sokağı Çocukları”nda Vali’nin ismi veya o zamanki siyasilerin isimleri yer alıyor. Bölgelerin cadde isimleri sokak isimleri gerçek isimlerdir. Bunların arasına da gerçeğe dayanan hikâyelerimiz, anılarımız giriyor. Bunun dışında “KIRAL”ı yazarken de belli bir araştırmaya girdim. Örneğin son romanım “EBEDİLER”de de derin bir araştırma yaptım. Yabancısı olduğum bir konudur aslında arkeoloji. Ama arkeolojiyi........

© Yeni Düzen