menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uzun İnce Bir Yolda, Yarım Kalan Bir Hayat

24 0
26.07.2026

Bazı türküler vardır, yıllarca dinlersiniz ama bir gün bir haber gelir ve o türkü başka türlü çalmaya başlar zihninizde.

Âşık Veysel’in “Uzun İnce Bir Yoldayım”ı da öyle.

Veysel, insan ömrünü bir yolculuk gibi anlatır. Nerede başlayacağını biliriz belki ama nerede, nasıl biteceğini bilmeden yürürüz.

Kimi zaman koşarak, kimi zaman yorularak. Çalışarak, üreterek, bir hayat kurmaya uğraşarak.

Kumyalı’da Toprak Ürünleri Kurumu’na ait tahıl silosunun çökmesi sonucu yaşamını yitiren Lokman Hacıhasanoğlu’nun haberi geldiğinden beri bu türkü dönüp duruyor aklımda.

Çünkü o da o sabah kendi uzun ince yolunda yürüyordu. 46 yaşındaydı. İşe gitmişti.

Belki o gün yapacaklarını düşünüyordu. Belki akşam eve döndüğünde ne yiyeceğini, hafta sonu ne yapacağını… Hepimizin sıradan bir sabah işe giderken düşündüğü şeyleri. Ama dönemedi.

Evet, hepimiz uzun ince bir yoldayız.

Ama bir işçinin çalışırken üzerine tonlarca ağırlıktaki bir yapının çökmesini “kader” ya da “talihsiz bir kaza” diyerek açıklayamayız. Çünkü ‘iş kazaları’ dediğimiz şeylerin önemli bir bölümü aslında önlenebilir.

Bir insan sabah evinden çalışmak için çıkıyorsa, akşam sağ salim evine........

© Yeni Düzen