Ramazan sofrasında biriken öfke
Ramazan ayını idrak ediyoruz.
Bu cümle, bu ülkede her yıl yalnızca dini bir takvimi değil, toplumsal bir ruh hâlini de anlatır. Çünkü Ramazan, sofraların sadeleştiği ama hesapların ağırlaştığı bir aydır.
Bu yıl da istisna olmadı.
Fırsatçılar yine işbaşında. İğneden ipliğe zam. Etiketler değişiyor, maaşlar yerinde sayıyor. Bir yanda sabır telkinleri, diğer yanda çarşıdan eve dönerken poşeti hafifleten fiyatlar… İnsanların öfkesi sessiz, ama derin.
Ramazan sofralarında artık ne konuşuluyor biliyor musunuz?
Ne menü, ne tarif, ne de bayram tatili.
“Bayram ikramiyesi artar mı?”
“Emekliye seyyanen zam gelir mi?”
“Aile destekleri devam edecek mi?”
“Bu maaşla nasıl geçineceğiz?”
Bu sorular tesadüf değil. Çünkü geçim derdi artık bireysel bir sorun olmaktan çıktı; toplumsal bir kırılma hattına dönüştü.
PARÇA PARÇA ÇÖZÜMLERLE OLMUYOR
Uzun süredir aynı filmi izliyoruz.
Bir zam açıklanıyor, başka bir kalemde eriyor.
Bir destek paketi geliyor, etkisi birkaç ayda kayboluyor.
Ücretler, maaşlar ve sosyal yardımlar sade........
