menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Papara Park’ta futbolun kazananı Trabzonspor, dostluğun kazananı Türk futbolu

53 0
wednesday

Bazen istatistikler bir şey söyler, skor tabelası başka… Ama futbolun güzelliği, sahada doğru planı uygulayanın kazanmasında gizlidir. Trabzonspor-Beşiktaş karşılaşması, işte tam da böyle bir maç olarak hafızalara kazındı. Üstelik kazanan yalnızca Trabzonspor değil, Türk futbolunun özlediği dostluk ve centilmenlik anlayışıydı.

Türk futbolunun iki güzide kulübü Trabzonspor ve Beşiktaş, Papara Park’ta karşı karşıya geldi. Geçen hafta Avrupa’da yüzümüzü güldüren, ülkemizi uluslararası arenada temsil eden iki takımımızın mücadelesi, daha başlamadan örnek bir atmosferin işaretlerini veriyordu.

Karşılaşma öncesinde Trabzonspor yönetiminin girişimleriyle Beşiktaş taraftarına uygulanan deplasman tribünü yasağının kaldırılması, spor adına son derece değerli bir adımdı. Açıkçası, hangi takımın taraftarına uygulanırsa uygulansın, tribün yasaklarını tasvip etmeyen biri olarak bu kararın altını özellikle çizmek istiyorum.

Beşiktaşlı taraftarların maç öncesinde verdikleri röportajlarda Trabzon’da çok iyi karşılandıklarını ifade etmeleri ve aynı misafirperverliği İstanbul’da Trabzonspor taraftarlarına göstereceklerini söylemeleri, gecenin en güzel mesajlarından biriydi.

İşte futbol budur! Rekabet sahada, saygı her yerde… Rakip olmak düşman olmayı gerektirmez. Tribünler ayrışmanın değil, futbol sevgisinin buluşma noktası olmalıdır.

Nitekim herkesin “İşte gerçek derbi böyle olur, çok güzel bir maç izleyeceğiz” beklentisiyle takip ettiği mücadele hem futbol kalitesi hem de centilmenlik açısından bu beklentiyi büyük ölçüde karşıladı.

BEŞİKTAŞ’IN BASKISI TRABZONSPOR’UN AKLI!

Karşılaşmanın ilk düdüğüyle birlikte Beşiktaş, topa sahip olmanın ötesinde, oldukça agresif ve baskılı bir oyun anlayışıyla Trabzonspor kalesine yüklendi. Siyah-beyazlılar, özellikle ilk 15 dakikada rakip savunmayı zorlayan, skoru kendi lehlerine çevirebilecek önemli fırsatlar yakalayan taraftı.

Beşiktaş’ın bu bölümdeki baskısı, Trabzonspor’u kendi sahasına çekilmeye zorladı. Ancak futbol yalnızca hücum etmekten, topa sahip olmaktan ya da rakip ceza sahasında daha fazla görünmekten ibaret değil. Bazen rakibin baskısını doğru karşılamak, sabırla fırsat kollamak ve doğru anda hamle yapmak da en az hücum futbolu kadar değerlidir.

Trabzonspor, teknik direktör Thomas Reis yönetiminde tam da bunu yaptı. Rakibini üzerine çekerek savunma arkasında boşluklar bulmayı, hızlı hücumlarla sonuca gitmeyi hedefleyen bordo-mavililer, planlarını sahaya büyük ölçüde yansıttı.

İlk bölümde Beşiktaş’ın etkili ataklarına karşı Trabzonspor kalesinde Onana vardı. Yaptığı kritik kurtarışlarla takımını ayakta tutan başarılı kaleci, Beşiktaş’ın baskısına rağmen kalesini gole kapatmayı başardı.

Ardından dakikalar 20’yi gösterirken sahneye Muçi çıktı. Harika bir performansla geliştirdiği atakta Ozan Tufan’a adeta “Al da at!” dercesine yaptığı servis, maçın kırılma anlarından biri oldu. Ozan Tufan da bu fırsatı değerlendirerek Trabzonspor’u öne........

© Yeni Birlik