Düşmana karşı cihad etmek
Allah yolunda Savaşmak
Bu ayet, bir önceki savaş ayetinin devamı mahiyetindedir. Bir önceki ayet şöyledir: “Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez.”2
Ayet, Müslümanlarla savaşanlara karşı Allah yolunda savaşmayı emretmektedir. Fakat aşırılığa gitmeme konusunda da uyarmaktadır. Bu şu demektir: Allah yolunda savaşmak, Allah’ın adını yüceltmek, O’nun dinini güçlendirmek için cihad etmek demektir. Dolayısıyla savaşın manası oldukça geniştir: İlla ki top tüfenk kılınç, bomba, vs. kullanmak değildir. Eğer düşman top tüfenkle üzerine gelirse onlara top ve tüfenkle cevap vermektir.
Yok eğer, günümüzde olduğu gibi, kültürel erozyonla, ahlâksızlıkla, yanlış bilgilerle üzerine gelirse, bu defa düşmanla mücadele (cihad) farklı bir yolla olur.
Bu durumda söz konusu yanlış bilgileri düzeltmek, dezenformasyonu gidermek, ahlâksızlığı giderici tedbirler almak, bu manada eğitimi güçlendirmek, herkesin eğitime yeteri kadar ulaşmasına imkân sağlamak, manevî eğitime hız vermek, mesela konu günümüzdeki gibi “iman zaafı” ise Müslümanların imanlarını güçlendirici etkinlikler yapmak sapık fikirlere karşı savaşmak gibi faaliyetler bu ayette “Allah yolunda savaşın” emri içinde yer alır.
Bu ayetten hemen sonra bahsettiğiniz ayet gelmektedir. Bu ayette de “Onları bulduğunuz yerde öldürün” emri vardır.
Öncelikle bulduğumuz yerde öldürmekle emrolunduğumuz kişiler, fitne çıkaranlar ve Müslümanlara gerek topla tüfekle saldıran, gerekse attığı envai türlü fitnelerle Müslümanların birlik ve beraberliğini bozan düşmanlardır.
Bunlarla savaşmamız emrolunmuştur. Fakat burada vurgulanan savaş illa da topla tüfekle yapılan cinsten bir savaş değildir. İlimle, fikirle, düşmanın attığı fitnelere karşı tedbir almak ve cevap vermek suretiyle düşmanı yenmektir.
Günümüzde savaş araçları çok değişmiştir.........
