menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Asrın nuru değil, nurun asrı!

10 0
26.04.2026

Foto: ERHAN AKKAYA - Yeni Asya

Oysa Risale-i Nur’un işaret ettiği yön bunun tersidir: Bu zaman, nurun asrıdır. Yani çağ, hakikati üretmez; hakikat, çağın karanlıklarını aydınlatır.

“Asrın nuru” denildiğinde, modern düşüncenin, teknolojinin veya çağdaş söylemlerin imanî meseleleri çözdüğü zannedilir. Hâlbuki asrımızın en belirgin vasfı, şüphelerin artması, inkârın yaygınlaşması ve insanın manevî istikametini kaybetmesidir. Böyle bir zeminde ışık, çağdan değil; çağın üstünde ve ötesinde olan Kur’ânî hakikatlerden gelir. İşte bu yüzden doğru ifade “nurun asrı”dır: Nur, bu asra gönderilmiş; bu asrın yaralarına merhem olacak şekilde tecelli etmiştir.

Risale-i Nur, herhangi bir fikrî akımın ürünü değildir. O, doğrudan Kur’ân’dan süzülen iman hakikatlerini, bu zamanın idrakine uygun bir üslupla izah eder. Fen ve felsefeden gelen itirazlara karşı, yine aklı ve kalbi tatmin eden delillerle konuşur. Bu yönüyle Risale-i Nur, asrın rüzgârına kapılan bir yorum değil; asrın fırtınasını dindiren bir rehberdir.

“Nurun asrı” ifadesi bize önemli bir ölçü kazandırır: Hakikati zamana uydurmak değil, zamanı hakikate uydurmak. Zira iman, modası geçen bir fikir değil; insanın fıtratına hitap eden ebedî bir ihtiyaçtır. Asırlar........

© Yeni Asya