Anneler! Evlerinizi medrese yapmaya hazır mısınız?
Asırlardır milletimizin imanını inşa eden annelerin rolünü yeniden tefekküre davettir.
Yeni Asya’nın çekirdek eserlerinden “Nur Çocuklarında” anlatılan ve ekseriyeti rahmete irtihal etmiş anneler, yuvalarını birer Nur Medresesine dönüştürerek sessiz, fakat derin izler bırakmışlardır. Bu satırların maksadı o iman, ihlâs ve adanmışlık iklimini bugünün genç annelerine yeniden hatırlatmaktır. Zira bir milletin yarını, önce evlerin ikliminde ve annelerin duasında şekillenir.
İkibine girerken hızlıca yaşadığımız çeyrek asrın gösterdiği hakikate göre, evlerimizi medrese yapmaya mecburuz. Yani canımızın parçaları yavrularımızın dünya-ahiret saadetleri uğruna, aklı başında her annenin, evini medreseye çevirmesi elzemdir…
Yavrusunun insanî devrelerini; çocukluk, gençlik, evlilik ve aile teşkili safhalarını dünya gözüyle görmeyi Rabbinden niyaz eden anneler için aile, yalnızca bir yuva değil; emanetin muhafaza edildiği en mahrem sığınaktır.
Âhirzaman fitnesinin, manevî tahriple cemiyeti aralıksız yaraladığı bir zeminde, bu sığınağın “Cennet köşelerinden bir köşe” olarak vasıflandırılması boşuna değildir. Çünkü iman ve ahlâk, en çok evlerin ikliminde korunur ve kök salar.
Aksi hâlde; tek parti istibdadının hüküm sürdüğü, din eğitimine yönelik yasakların devam ettiği ve Kur’ân hizmetinin merkezinde bulunan Bediüzzaman Said Nursî’nin dahi........
