Uzun yazılar üzerine...
Bu süreçte yazarlıkla ilgili yaza çize bir aşama kaydetmiş olsam da öğrenilecek çok şey olduğunun farkındayım. Ancak öğrendiğim en önemli şeylerden birisi şu ki, yazıyı çok uzun tutmamak ve az sözle çok mana ifade edebilmek…
Yazmak her zaman benim için bir mutluluk ifade ediyor. Hele Yeni Asya’da yazmak; aynı fikirde, aynı meşrepte olduğum insanlara yazmak ve onların tetkiklerine, tebriklerine muhatap olmak çok güzel duygular getiriyor bana. Bu yüzden Yeni Asya okuyucusunu yormamaya önem veririm. Evet, uzun yazılar okuyucuyu yorar. Anlaşılması güç ifadeler okuyucuda zihin yorgunluğuna sebep olur.
Yeni Asya, Risale-i Nur’daki hakikatlerin daha iyi anlaşılmasına vesile olmaktadır. Dolayısıyla Yeni Asya’da yazmak, sadeliği, anlaşılırlığı beraberinde getirmelidir. Bu gazeteyi okuyarak Risale-i Nur’u tanıyanlar, Nur’larla bağını güçlendirenler çoktur. Risale-i Nur’u fikren savunan ve hakikatlerini basın yoluyla yayan Yeni Asya’nın, her kesimden insanlarca takip edilmesinin sırlarından biri belki de budur: Sade ve anlaşılır olmak.
Risale-i Nur eserleri, Kur’ân’dan bizlere derslerdir.1 Bu eserlerle muhatap olan kişilere Bediüzzaman Hazretleri şu uyarıda bulunmaktadır: “Bu dürûs-u Kur’âniyenin dairesi içinde olanlar, allâme ve müçtehidler de olsalar, vazifeleri, ulûm-u imaniye cihetinde, yalnız yazılan şu Sözler’in şerhleri ve izahlarıdır veya tanzimleridir.”2 Şerh etmek, sözün kapalı kısımlarını açıklayıp anlaşılır hale getirmektir.3 İşte Yeni Asya da, içerisindeki anlaşılır, sade ve kısa köşe........
