menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İbretlik bir ders

50 100
22.02.2026

Bunun üzerine Bediüzzaman Said Nursî, Atıf Ural, Cahit Türkmenoğlu, Said Özdemir, Tahsin Tola ve Salih Özcan’ın da içinde bulunduğu Nur talebelerine, Risale-i Nur’un tüm eserlerini basmak için harekete geçmelerini söyledi. Yapılan araştırmalar sonunda Ankara’da Yıldız ve Doğuş matbaalarıyla anlaşma sağlandı. Kitaplar sırasıyla Sözler, Lem’alar, Mektubat, İşârâtü’l-İ‘câz, Mesnevî-i Nuriye, Asa-yı Musa, Şuâlar ve Tarihçe-i Hayat olarak basıldı. 1956 yılında başlanan baskı işleri 1959 yılında tamamlandı.

Risalelerin Ankara’da basıldığı matbaa üç katlıydı. En üst katında talebelere bir oda verilmişti. Oda yaşanacak gibi bir yer değildi. Gündüzleri bile güneş almadığında lamba yakılırdı. Namazlar odada kılınır, sabah namazından sonra matbaaya inilirdi. Yatsı namazı kılındıktan sonra odaya çıkılırdı. Yemekler matbaada yenirdi. Yemekleri zeytin, peynir ve ekmekten ibaretti. Lokantaya gidecek paraları yoktu.

Bazen yardımlarına ilâhiyatta okuyan talebeler gelir, kitapların düzeltme işlerine yardım ederlerdi. Yaz tatili gelince talebelerin çoğu memleketlerine gider, matbaada fazla kimse kalmazdı.

Matbaada işlerin yoğun olduğu bir gün Mustafa Türkmenoğlu tek başına kalır. Bazen yardıma gelenler olur; fakat gelenler hem acemi olur, hem de kısa süre kaldıklarından fazla faydaları........

© Yeni Asya