Kahraman bir Nur müdavimi
Ben de okulumuza ait pansiyonda yatılı kalıyordum. Dövüş ve kavgaların baş müsebbiplerin ekserisi yatılı öğrenciler olduğu için Millî Eğitim Bakanlığı eğitimin selameti adına pansiyonumuzu süresiz kapatınca her birimizi Türkiye’nin değişik pansiyonlu okullarına göndermek üzere elimize resmi bir yazılı belge verildi.
Ben ve Said Aşkın adındaki arkadaşımla pansiyonlu Aydın Lisesine verildik. Mardin’deki Nur talebesi ağabeyler bize İzmir Yeni Asya Bürosunun adresini verdiler. İzmir’e gitmek için uzun bir yolculuğa çıktık. İzmir’e vardığımızda Kemeraltı semtindeki büromuzu sora sora nihayet bulduk. İçeri girip meramımızı anlattık. Sonradan İzmir Yeni Asya Bürosunun temsilcisi olduğunu öğrendiğimiz rahmetli Yusuf Ağabey işaret ettiği sandalyelere Said kardeşle oturduk. Yusuf Ağabey büroyu genç bir kardeşe teslim ederek, "Gelin benimle sizi Hasan Şen’in ofisine götüreyim" dedi ve Hasan Şen Ağabeyi ilk defa Yusuf Ağabeyin refakatinde ofisinden içeriye girince gördüm. Bu arada Mardin’den bizi gönderen ağabeylerin selâmlarını ilettik, ikisi de güler bir yüzle samimane bir şekilde selamları kabul buyurdular.
Yusuf Ağabey müsaade istedi ve tekrar Yeni Asya bürosundaki işine döndü. Hasan Şen Ağabey birkaç sualden sonra ‘Sizi İncirliova’ya gönderiyorum filan kuyumcu kardeşin dükkânına gideceksiniz' dedi ve bizi arabaların kalkacağı yere götürüp yolcu ettikten sonra ofisine geri döndü. İncirliova’daki kuyumcu ağabeyin dükkânına gittik Hasan Şen Ağabeyin bizi gönderdiğini söyledik. İzzet ikram ve sohbetten sonra Aydın arabasının kalkacağı yere geldik kuyumcu ağabey dedi ki "Sizinle Aydın’a........
