Hasan Şen Ağabey
Her ikisi genç, dinamik ve risale yoğun kişilerdi bu durumları, her hâllerinden belli oluyordu.
1979 yılı haziran ayına kadar İzmir’e gelmelerimin çoğunda Yeni Asya’nın bürosuna uğrar ve o dönemlerde temsilci olan Koca Yusuf abi ile görüşürdük. İlerleyen zamanda Yusuf Öztanzan abinin Yeni Asya büro temsilciliğinden ayrılmasıyla aynı vazifeyi Hasan Şen Ağabey üstlendi.
Aslen Pınarbaşılı olan Hasan Abinin Pınarbaşı’nda çok tanınmışlığı, hüsn-ü kabulü, zamanla İzmir ve Egeyi sardı.
Nev-i şahsına münhasır bir yapıya sahip olan Hasan Ağabeyin sohbetleri, özellikler gece ders sonundaki uzayıp giden sohbetleri, hepimizin kalbindeki güzel hatıralardandır.
O, hatıralarını canlı tutar, yerine ve makamına göre konuyu açar, işlenen dersle alâkasını kurar, hatıraları, imanî ve meslekî meselelere destek olarak naklederdi.
Hasan Abinin Külliyat malûmatı haricinde İslâmî eserlerle de haşir neşirliği bilinir ki o bu vasfını, yeri geldikçe o eserlerden naklettiği bilgilerle gösterirdi.
Mevlâna’nın Mesnevî’sinden ezbere okuduğu beyitler ayrı bir ahenk katardı sohbete. Erenlerden menkıbeler, tarihî kahramanlık hikâyeleri, bunların en uygun yerine yerleştirilen risaleden bahisler, ona mahsus örnek bir meziyettir.
Hayvanlara, ama özellikle kedilere düşkünlüğü, tariflerin üzerindedir. Kedisinin dokunulmazlığı herkes tarafından bilinir. Sokak başlarında onu bekleyen kedilere o zamanlar yağlı kese kâğıdına sarılan balıkları verişini, ibret ve hayranlıkla izlemiştim. Bilen İşhanı’ndaki bürosunun penceresi güvercinlerin yeridir.
Hasan Ağabeyin cömertliğini anlatmaya gerek yok. Yardımseverliği reklamsızdır, sessizce yapar.
Cemaatin, meşveret........
