menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa cereyanları ve günümüz siyaseti

40 0
05.07.2026

Onun bu soruya verdiği cevabın, aradan 100 küsur yıl geçmesine rağmen, günümüzün Avrupa siyasî cereyanları ve İslâm devletleri siyaseti açısından güncelliğini koruduğunu görmekteyiz.

Bediüzzaman, Avrupa’nın (ABD dahil) homojen/saf bir yapıda aynı fikir ve düşüncelere sahip olmadığını, orada iki siyasî fikir cereyanının bulunduğunu beyan etmiştir. Birincisinin Hz. İsa’nın (as) hakiki dininden feyz ve ilham alarak ilim, fen, sanat ve teknolojiyle, toplumları demokrasi, adalet, insan hak ve hürriyetleri gibi evrensel değerlerle buluşturmak suretiyle insanlığa hizmet ettiğini, bunu için bu cereyana karşı olmadığını belirtmiştir.

O, tabiat felsefesinden beslenerek insanlar arasında dinsizliği ve inançsızlığı neşreden, medeniyetin kötülüklerini mehasin/iyilikler zannederek toplumları sefahat ve dalalete sürükleyen ikinci Avrupa cereyanına karşı olduğunu belirtmiştir.2 O, birinci Avrupa cereyanını müspet/olumlu, ikincisini menfi/olumsuz olarak değerlendirmiştir.3

O dönemdeki ecdadımız olan Osmanlı idaresine yönelik zalimane İngiliz siyaseti ikinci Avrupa cereyanı kapsamında değerlendirilebilir. 

Günümüzde Avrupa Birliği (AB), birinci Avrupa cereyanına dâhil edilebilir. Bu Birlik, 1993’te belirlediği Kopenhag Kriterleriyle temayüz eden bir medeniyet projesidir. Birlik, kendisine katılmak isteyen aday ülkelerden, İslâm’ın siyasî ve sosyal değerleriyle büyük ölçüde örtüşen bu Kriterleri hayata geçirmelerini şart koşmaktadır.4 Bu Kriterlerin siyasete dair olanlarına göre; aday olacak olan ülkenin, tam bir demokrasiyi, hukuk üstünlüğü ilkesini, insan hak ve hürriyetlerini hayata geçirmesi ve azınlıkların haklarını güvence altına alan kurumlara sahip........

© Yeni Asya