menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitim sisteminin reforma ihtiyacı var

15 0
14.09.2026

GÖRÜŞ - Hasan KAPLAN Eğitimci & Diplomat

Kazasız belasız ve başarıyla dolu bir eğitim yılı geçmesi temel dileğimizdir. Bu vesileyle, eğitimle geçen kırk yılın tecrübesi ve hayat mektebinden öğrendiklerimin bana yüklediği sorumluluk ile bazı düşüncelerimi paylaşmayı bir görev sayıyorum.

Yeni bir eğitim-öğretim yılına başladık. Ülkemiz, milletimiz ve geleceğimiz olan çocuklarımız için hayırlı olsun.

Kazasız belasız ve başarıyla dolu bir yıl geçmesi temel dileğimizdir. Bu vesileyle, eğitimle geçen kırk yılın tecrübesi ve hayat mektebinden öğrendiklerimin bana yüklediği sorumluluk ile bazı düşüncelerimi paylaşmayı bir görev sayıyorum.

Bilindiği gibi her öğretim yılı başında ve çeşitli vesilelerle yetkililerimiz, eğitim ile ilgili parlak sözler sarf eder ve rakamlarla bu alandaki başarı öykülerini anlatırlar. Gel görelim ki fazla bir değişiklik görülmez. Vurgu, nitelikten çok nicelik üzerinedir. Sonuçta hedeflerimizi tutturamıyoruz.

Ders yılının başlamasıyla, ziller çalar, öğrenciler sınıflara dolar, öğretmen ve öğrenciler birbirlerine kavuşurlar. Yine alışık olduğumuz sistem işler. Ancak eğitim, yaşamın bütün alanlarını etkileyen ve süreklilik gerektiren bir olgudur. Bu nedenle dijital teknoloji çağında eğitimimizi yeniden düşünmede ve reforme etmede gecikirsek, yetişen nesillere ve ülkemize yazık etmiş oluruz. Çünkü eğitim bireyin kendi potansiyelini gerçekleştirebilmesi için gerekli koşulları oluşturma ve süreklilik arz eden geleceğe ilişkin önemli bir alandır. Bu sebeple yönetim görevini üstlenen yetkililerin sorumluluklarının gereğini yapmak yerine kabahati başka yerde aramak ve mazeretlere sığınma hakları yoktur. Unutulmamalıdır ki, her yetki yeni bir sorumluluk demektir. Sorumluluğun gereğini yapmamak bütün kamunun hukukunu istismar etmek demektir.

Maalesef bu anlamda umut verici ciddi adımların atıldığına da şahit olamıyoruz. Hayatın tüm alanları ile ilgili olarak her geçen gün sorunlar ağırlaşırken insanlarımız geleceğe ilişkin umutlarını yitirmiş ve günümüzü arayacakları endişesini taşımaktadırlar. Bu aynı zamanda toplumda adalet duygusunun zayıflamasına ve ahlâkî yozlaşmaya da yol açmaktadır. Montaigne’nın “Bir toplumda adalet yoksa, ahlâk da yoktur demektir” sözü toplumdaki ahlâkî çürümeye işaret eder.

“Ev genci” sayısı altı milyon 

Bu paragrafta kısaca değindiğim hususlar acaba vicdan sahibi kaç kişiyi mutlu eder? Gerçekten olanlar ve yaşanılanlar alarm vaziyeti almayı gerektiren şeyler. Ülkemizde madde bağımlılığının ürkütücü boyutlara ulaşması, sanal bahis ve kumarın yaygınlaşması, kadın cinayetleri ve boşanmalardaki artış, evlilik dışı birliktelikler, gelir dağılımında toplumun değişik kesimleri arasında görülen dengesizlikler, hapishanelerin kapasiteleri üzerinde tutuklu barındırmak zorunda kalması, genel işsizliğin yanı sıra popüler ifade ile ne işte ne eğitimde olan “ev genci” sayısında altı milyon gibi rakamların telaffuz edilmesi, kamu kurumlarına duyulan güvenin zayıflaması, okullar arasında fizikî kapasite ve donanım bakımından eşitsizlikler, birleştirilmiş sınıf uygulamasının yer yer görülmesi ve........

© Yeni Asya