İtalya kadar olamadık mı?
2 milyar Müslümanın yaşadığı ve aynı zamanda bazı “çok zengin İslâm ülkeleri” olduğu halde Müslümanların hem ekonomik hem de siyasî sıkıntılarla boğuşması hakikaten ibretlik bir durum.
Bu tablonun iç ve dış sebepleri vardır, ama esas sebebin “cehalet” olduğunu bilmek gerekir. 2 milyar Müslüman hakkını ve hukukunu bilecek ölçüde bilgili olmuş olsa İslâm ülkeleri “müstebit idareciler”in eli altında inler miydi?
Hatırlanacağı üzere Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” demiştir. Peki, İslâm ülkelerinde bunca insan “tok değilken” 2 milyar insan nasıl “kardeş” olduğunu söyleyebilir?
Başkasının dertleriyle dertlenmek de ayrı bir meziyet. Hele hele “yabancı”ların İslâm dünyasındaki zulümlere, haksızlıklara ve adaletsizliklere itiraz etmesi ayrıca takdir edilmesi gereken bir durum. Düşünün ki İtalya’da, yeniden silahlanma programlarına karşı çıkmak, Filistinlilere yönelik soykırımına “dur” demek ve Gazze’ye insanî yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu’na destek için sendikaların çağrısıyla birçok sektörde genel greve gidilmiş. (AA, 18 Mayıs 2026)
Türkiye dahil pek çok İslâm ülkesi Gazze’de yaşananları büyük ölçüde “izlerken” İtalya gibi “yabancı ülke”lerde bu adımların atılması, çalışanların greve gitmesi çok dikkat çekici değil mi?
Gelen haberlere göre İtalya’da başta USB sendikası olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun “Her şeyi bloke ediyoruz” çağrısıyla, artan hayat pahalığını protesto etmek, izlenen savaş politikaları ile eğitim ve sağlık........
