Bir ağacın feryadını duyabiliyor muyuz?
Devletimiz, bu büyük tehlikeye karşı ormanlara girişleri geçici olarak yasakladı. Bu tedbir, sadece bir güvenlik uygulaması değil; gelecek nesillere bırakacağımız emaneti koruma sorumluluğunun da bir gereğidir.
Aslında millet olarak bizler insanı yeryüzünün sahibi değil, emanetçisi olarak tanımlayan bir inanıştan gelmekteyiz. Çevreye yapılan zararın ne kadar yanlış ve de günah olduğunu şüphesiz toplumumuz bilmektedir. Dolayısıyla dikkatsizlik neticesinde çıkan bir kıvılcım ile binlerce ağacı, sayısız canlıyı ve yılların emeğini yok etmek de en acı israflardan ve günahlardan birisidir.
“İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı.” (Rum Suresi: 41) buyrulur. Bugün dikkatsizlik, ihmal veya kasıt sonucu çıkan yangınlar bu İlâhî uyarının ne kadar güncel olduğunu bizlere göstermektedir. Sönen yalnızca ağaçlar değildir; kuşların yuvaları, geyiklerin yaşam alanları, arıların çiçekleri ve çocuklarımızın geleceği de küle dönmektedir.
Geçtiğimiz yıllarda özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşanan büyük yangınlar milletimizin hafızasında derin yaralar bıraktı. Kamuoyunda bu yangınların bazılarıyla ilgili farklı iddialar ve şüpheler zaman zaman dile getirilmektedir. Bu tür iddialar mutlaka delillerle araştırılmalı, gerçekler hukuk........
