Teröristlere affa, münfesih örgüt kılıfına itiraz, ikaz ve vatanperver ehl-i vicdana çağrı (2)
Birçok vatanperver Müslüman Kürt, terör örgütüne destek vermediği için katledildi. Evlatları dağa kaldırılırken, çocuklarını dağa götürdükleri zengin insanlardan fidye alarak çocukları saldılar. Bölgede insanları haraca bağlayıp istediklerinde kepenk kapattırdılar. Herkesin bildiği gibi, güya Kürtlerin hakkını arayan silahlı taşeron örgüt, MOSSAD-CIA tarafından yüklenen misyonunun gereğini yaparak bölgenin gelişmesine, refahına ve insanına en büyük darbeyi vurdu.
Hareketi kendinden (müteharrik-i bizzat) olmayan; Türkiye, Suriye, Irak, İran’ın başına musallat edilen bu terör örgütü, (Trump son İran savaşı esnasında Suriye’deki terör örgütünü finanse ettiklerini, verdikleri silahları geri vermediklerini açıkça da söyledi1), kendi başına muhatap alınacak bir örgüt müdür ki, muhatap olarak alınıyor? Sahiplerinin taşeronu bu terör örgütünün -İsrail’in yaptığı gibi- yüzlerce, binlerce bebek ve çocuğu katletmelerinden dolayı bu örgütün taşeron başı elebaşını, bu millet bebek katili, terörist başı olarak adlandırdı.
Terörsüz Türkiye sloganı güzel bir slogan. Ancak, işin arka planını ve örgütün MOSSAD – CIA (İsrail-ABD) taşeronu olduğunu kabul etmeden, bu terör örgütü elebaşını muhatap alarak, kurucu lider (!) yaparak ve anlaşarak bu terörün biteceğini varsaymak safdillikten başka bir şey değildir.
Bu ülkede sağduyulu ehl-i iman, vicdan sahibi hiçbir Allah’ın kulu terörün devam etmesini istemez, terörsüz Türkiye’yi tüm kalbiyle ister. Fakat bilir ki ipleri başkasının elinde olan bir terör örgütünü veya onun uzantısı olan siyasî yapıyı muhatap alarak barış olmayacağı da açık.
1999’larda, 2010’lı yıllarda da terör örgütü muhatap alınarak barış süreçleri başlatılmıştı. Sonuç, ülkenin şehirlerinin altına kazılan tüneller, bu süreçten istifade ile........
