Siyasette ‘şantajlı’ senaryolar
Her ne kadar atraksiyonlarla kamuoyuna “yalnız muhalefettekileri değil, “iktidardakiler de yargılanıyor” algısı propaganda edilse de “muhalefettekilere ayrı, iktidardakilere ayrı ‘ikili hukuk” çarpıklığı her haliyle sırıtıyor.
Çarpıklığa bakınız; muhalefet belediye başkanları, yüzlerce polisle şafak baskınlarıyla derdestle kelepçelenip medyaya teşhir edilerek “yargısız infaz”la aylarca - yıllarca tutuklu tutularak peşinen “suçlu” ilân ediliyor. Buna mukabil daha önce “tepeden tâlimat”la “metal yorgunluk” istifa ettirilerek kurtarılan iktidar partisinin bir eski belediye başkanıyla yakınlarına günler sonrasına randevu verilip savcılığa davet ediliyor.
Muhalefettekiler, “bilmiyorum, görmedim ama demişlerdi”, “kulağıma gelmişti” duyumlarıyla soruşturulup tutuklanırken, iktidardakiler hakkında hazırlanıp savcılıklara gönderilmiş, İçişleri Bakanlığı’nca el konulmuş her biri onlarca - yüzlerce milyarlık yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, kamu malını yandaşlara peşkeş, ihaleye fesad karıştırma vb. iddialara ilişkin yüzlerce dosyadan bir teki dahi soruşturulmuyor.
SEÇİMLE ALAMADIĞINI YARGIYLA GASP!
Düşünebiliyor musunuz; yüzde 60 oyla seçilmiş belediye başkanlarıyla çalışanları delilsiz, sorgusuz-sualsiz-ispatsız “isnadlar”la günlerce gözaltına, akabinde tutuklanarak görevden alınıyor. Yerine Belediye Meclisi’ndeki başkanvekili seçimi öncesinde muhalefetten seçilen Belediye Meclisi üyelerinden biri yurtdışında on beş yıldır terör soruşturmasından Türkiye’ye gelemeyen oğlunun getirilmesi”, diğeri hapisteki çocuğunun tahliyesi vaadleriyle AKP’ye “transfer ediliyor.” Bu da yetmeyince yeni gözaltılarla oylamaya katılmaları engellenerek millet irâdesi hiçe sayılıyor.
Bu “tezgâh”la bir ilçede oyların üçte ikisini alan muhalefete mensup belediye başkanı tutuklanıp yerine yüzde 3’te kalan iktidarın adayı getiriliyor. Yine iktidar partisinin seçime girmediği bir başka mahalde sonradan........
