Saldırıya “tarafsızlık” tepkisizliği!
Bu yüzden ABD’nin dünyanın 80 ülkesinde her türlü silahı, askerlerinin üçte ikisini konuşlandırdığı 750 civarında müşterek, kara, deniz ve hava askerî üsleri ve garnizonundaki güçleriyle gözdağı veriyor.
On bir NATO üyesi ülkesinin yanısıra Ortadoğu’da, bazıları gizlenen İsrail, Türkiye, Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan, BAE, Ürdün, Irak, Suriye, Cibuti ve Mısır’da anti balistik füze sistemleri, uçak gemisi ve filolarla desteklenen 55 hava ve deniz üssünü kullanmaktan çekinmiyor.
HEDEF, İRAN’I DA “TESLİM” ALIP İFNA ETMEK…
Yine bundandır ki ikinci döneminde Somali, Nijerya, Yemen, Irak ve Suriye’nin yanısıra ikinci kez İsrail’le beraber İran’a saldıran Trump, Kanada’yı ABD’ye katmaya, yer altı kaynaklarına göz diktiği Grönland’ı işgal etmeye devam ediyor; Danimarka, Kolombiya, Meksika, Küba ve Venezuela’ya tehditler savuruyor.
Soykırımla çoğu çocuk ve kadın 100 bin sivili katleden İsrail’in Gazze işgalini kalıcılaştırma, Evanjelik mihrakların “turizm, eğlence kumar merkezi yapma” paravanında hidrokarbon kaynaklarına çökme komplosunu kuruyor.
Amerikalı araştırmacıların tesbitiyle Amerika’daki siyasetçilerin kahir ekseriyetini kontrolüne alan Yahudî lobisinin etkisiyle ve İsrail’in azmettirmesiyle bütün bölgeye sıçrayacağını bile bile bu savaşta da ABD’yi “vekil güç” olarak ileri sürüyor.
Bu maksatla uzun süre “müzâkereler”le aldatma ve oyalamanın ardından Trump, İsrail Lobisinin baskısı ve “Epstein şantajı”yla uluslararası hukuka açıkça aykırı olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararı ve hiçbir meşruiyeti olmadan, Kongreyi bilgilendirmeden Amerikan halkının yüzde 75’inin itirazına rağmen İsrail’in ateşlediği İran’la savaş fitnesini alevlendiriyor.
ABD........
