menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bugün, o gün

16 0
25.06.2026

Kur’ân-ı Kerîm’de Muharrem kelimesi ay ismi olarak geçmemekle birlikte saldırıya uğrama durumu hariç, savaşın haram olduğu aylardan söz edilerek; “Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük günahtır”1 ayetiyle bu aylara saygı gösterilmesi emredilmiştir.

Muharrem ayı manevî yapısının yanında, asırlar ötesine uzanan hayra matuf bir gelenek olarak hatırlarda canlı tutulmakta ve bu gelenek o güne iktidaen bugün de yaşanmaktadır.

Bilinen en yaygın şekliyle Nuh tufanının, Cenab-ı Hakkın, “Ey arz, suyunu yut! Ey sema, suyunu tut”2 emriyle sona erip, geminin Cebel-i Cûdî’ye oturması ve suların çekilmesinin ardından, gemide kalan son tahıl, kuru meyve ve bakliyatlar bir kazanda toplanıp pişirilerek “aşura” adı verilen ve yıllar yılı gelenek olacak olan bir şükür yemeği yapılmış; karaya ilk adım, bu nimetle atılmış.

Bugüne “Aşura” denilmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk gelmesidir. Bu güne bu ismin verilmesinin hikmetiyse, Cenab-ı Hak bu günde, Musa, Nuh, Yunus, Âdem, Yusuf, İsa, Davud, İbrahim, Yakub ve Eyyûb Aleyhisselâmlar olmak üzere, mu’cize eseri olarak, on peygamberine on değişik ikramda bulunmasıdır.3

Bahsi geçen ikram ve selâmetten maada bir de şehadet günü var ki, ciğersûz!

Kerbelâ vakıası, Müslümanların ortak hafızasında derin bir acı olarak yer alan Hz. Muhammed’in (asm) torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki -aralarında çocuklar ve ailesinin de bulunduğu- 72 kişinin şehit edildikleri gün, yine on Muharrem günüydü.

Tarih: 10 Muharrem 61 (10 Ekim 680).

Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehid edilmesi üzerine Muharrem ayı, başka bir mana daha kazandı.

İtikadımız gereği olarak........

© Yeni Asya