menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lâhikalarda Rumûzât-ı Semâniye - 2

19 0
29.06.2026

Rumûzât-ı Semâniyeyi Anlama Usulü:

Üstad, Kur’ân harflerinin yasaklanması ile Kur’ânın etrafındaki “sur”ların yıkıldığı bir dönemde Kur’ân’ın göze hitap eden mu’cizesini göstermek maksadıyla “Tevafuklu/Mu’cizeli Kur’ân” yazdırmış. Bu sahada en marifetli talebesi Hüsrev Abi “Haşiyeli Kur’ân” tarzında tanzim teklifinin de yer aldığı 96. sıra numaralı lâhikasında, “[...] sekiz sahifeden ibaret olan Sekizinci Remzi üç sekiz tevâfukatıyla kendini gösterdi” şeklinde vasıflandırdığı Rumûzât-ı Semâniyeyi aldığını şu şekilde ifade ediyor: “[...] dört aydan beri beklediğimiz tevâfukatın gayesinin mebde’ini gösteren Sekizinci Remiz [...] fakir talebenizde öyle bir hâlet-i azîme tevlid etmiş ki, işte o dakikam, saadet-i ebediyeye nâil olanların geçirdiği anlardan bir dakika idi.” Devamında büyük sevinç içinde  Sekizinci Remzi okuduğunu, okurken her bir cümlenin nihayetinde, “Var ol, mes’ud ol, bahtiyar ol Üstadım!” diye hayret sözlerinin ihtiyarsız olarak ağzından  döküldüğünü yazmış.

Bizlere önemli bir “okuma dersi” vermek maksadıyla, “İlk defa Bekir Ağa ile, bir defa Rüşdü Efendi kardeşimle, bir defa da Re’fet Bey kardeşimle okudum.” demektedir. Gelen yeni bir risaleyi okuma ve anlama yolculuğunun nasıl olması gerektiğinden bahsetmiş ve risalelerin anlaşılmasında ferdi okumanın yanında birlikte okumanın önemine de dikkat çekmiştir. Demek Rumûzât-ı Semâniye’nin okunup anlaşılması için yapılması gerenler sırasıyla, şahsî okuma ve ardından en az üç farklı arkadaş veya grupla müzakereli okumaktır. (s. 124.)

Uzun mektubun son kısımlarında Hüsrev Abi, Üstad’ın “Kur’ân-ı Azîmüşşan’ın dellâlıyım ve bu kudsî vazifemi hiçbir şeye değişmem” sözüne bir kat daha kuvvet veren, bu kerreki neşredilen Yirmi Dokuzuncu........

© Yeni Asya