Aynı gemideyiz de hangi tarafındayız?
Cübbeli ve sarıklı bu muhterem Hocanın gemi metaforuyla ne anlatmak istediği hususunda ve kimlerle neden aynı gemide olduğu ve geminin yönü hususunda ve kendisinin geminin hangi tarafında durduğu hususunda herkes gibi bizim de tereddütlerimiz oldu.
Dünyaya, hayata ve meselelere dindarca bakış acaba neyi ifade eder?
Gerçekten, bütün dünya insanlarıyla aynı dünya gemisindeyiz. Bütün vatandaşlarla aynı vatan gemisindeyiz. Ama hayata bakış yönünden herkesin ayrı bir açısının ve istikametinin olduğu ve olabileceği de açık.
Herhangi bir sebeple bir pozisyon aldığınızda sizinle aynı yönde olan herkesle her konuda anlaşamıyor olabilirsiniz.
Müslümanca bakış için esas olan hangisidir?
Mesela siz Kâbe-i Şerife döndünüz ve namaza başladınız. Bu sırada ve öncesinde ve sonrasında aynı Kâbe’ye yönelen herkesle aynı gemidesiniz. Sizin Kâbe’nize “bilerek ve isteyerek” sırtını dönen herkesle ise farklı gemidesiniz. Zira sizin geminizin sizi sahil-i selamet olan Cennete ve aksi yönde giden diğer geminin ise içindekileri cehenneme götüreceğine inanıyorsunuz.
Bu ibadetiniz ve huzurunuz esnasında sizinle aynı safta olan ama siyaseten sizden farklı kişilerin ve hatta siyaseten birbirine kılıç çekmiş kişilerin bulunması sizi saftan çıkarmadığı gibi namazdan da alıkoymuyor.
Kendinizi avutarak “ben öyle biriyle aynı safta olmam” diyemezsiniz. Zira; zaten “filanca/lar da geliyor oraya gitmem” diyerek cami seçmemelisiniz ama, diğer beldelerde bu vahim hatayı yapıp cami seçseniz bile bütün camilerin merkezi olan Kâbe’ye gittiğinizde böyle bir seçim hakkınız yok. (Vahhabîler’e başka yönlerden kızabilirsiniz ama Kâbe’nin bir Müslüman gruba tahsisini engellemiş olmaları büyük bir nimet ve muvaffakiyettir.).
Hem Cennete........
