menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Takriz mektubundan birkaç cümle...-4

12 0
30.03.2026

Takriz mektubunun isimsiz neşredilmesi…

Mektubun başında “Risale-i Nur’un ehemmiyetli ve kahraman şakirdi bir kardeşimizin takrizidir”1  ifadesine yer verilmiştir. Hâlbuki bir eser için yazılan Takriz’ler telif sahibi olan müellifin dışında bir isim tarafından yazılması gerekir. Bu Takriz mektubunda ise isim konmamıştır. Öyleyse bu mektup bir Nur Talebesi tarafından yazılmış olsa da ismi mahfuz tutulmuş olmalıdır. Ya da mektup Bediüzzaman tarafından tadil edilmiş ve Büyük Mehdî’nin (ra) aleniyata çıkması tedbiren tashih edilmiş ve perdelenmiş olmalı. Elbette bu bir kanaattir. Bediüzzaman “Ben kendi kanaatimi yazdım. Kanaate itiraz edilmez”2 der. Hem Bediüzzaman kendisini “Nur Talebesi” olarak addediyor. “Ben de Risale-i Nur’un talebesiyim. Bir risaleyi şimdiye kadar yüz defa okuduğum halde yine okumaya muhtaç oluyorum. Ben sizlerin ders arkadaşınızım”3  diyor. Öyleyse Takriz mektubunda geçen “Demek Nur Risaleleri o gelecek Zâtın bir müjdecisi, bir talebesidir.”4 cümlesi ile anlatılmak istenen Bediüzzaman’ın Kur’ân’a dellallık makamındaki şahsiyeti ve Risale-i Nur’un bir talebesi olduğu cihetidir diyebiliriz. Çünkü Bediüzzaman Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsinde manen yaşıyor.

Risale-i Nur’un tarihçe-i hayatı ne demek?

Takriz mektubunda Büyük Mehdî’nin (ra) vazife daireleri: 1. Siyaset âleminde, 2. Diyanet âleminde, 3. Saltanat âleminde, 4. Cihad âleminde, vazifeleri sayıldıkta sonra bu dairelerin “Risale-i Nur’un tarihçe-i hayatıyla tam müşâbeheti ve iltibassız tevafukâtına”5  yer verilmiştir. Böyle bir cümlenin kullanıl- ması başta manasız oluyor. Ancak şunu açıkça ifade edelim ki Risale-i Nur’un tarihçe-i hayatı, Bediüzzaman’ın tarihçe-i hayatı ile bir........

© Yeni Asya