menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarımda arz talep dengesi gözetilmeden sofraya gelen risk

11 0
17.08.2026

Bugün markete ya da pazara giden herkes aynı şeyi söylüyor: “Bir ürün bir yıl ucuz, ertesi yıl pahalı; bir sene para etmiyor, ertesi sene bulunmuyor.” İşte bu dalgalanmanın arkasında yatan en temel meselelerden biri, tarımda arz ve talep dengesinin doğru kurulup kurulmadığıdır. Yani ne kadar üretileceği ne kadar tüketileceği ve bunun nasıl planlandığı meselesi.

Tarım, doğası gereği belirsizliklerle dolu bir alan. Hava şartı var, kuraklık var, don var, hastalık var. Ama bütün bu doğal belirsizliklerin üzerine bir de plansız üretim eklenince tablo daha da karmaşık hale geliyor. Bir yıl herkes aynı ürüne yükleniyor, ertesi yıl o ürün elde kalıyor. Bir yıl üretici zarar ediyor, ertesi yıl tüketici yüksek fiyatla karşılaşıyor. Sonuçta kazanan neredeyse kimse olmuyor.

Aslında sağlıklı bir tarım düzeninde olması gereken şey çok basit: Piyasada ne kadar talep varsa, ona yakın bir üretim planı yapılması. Ama bu basit gibi görünen denge, pratikte çoğu zaman kurulamaz. Çünkü üretici çoğu zaman “gelecek yıl ne para eder?” sorusuna bakarak karar verir. Devletin yönlendirmesi, kooperatiflerin gücü ya da veri temelli planlama yeterince etkili olmayınca, herkes kendi başına bir üretim kararına yönelir.

Mesela bir yıl domates çok para eder. Bu haberi duyan birçok üretici ertesi yıl domatese yönelir. Ama herkes aynı ürüne yönelince bu kez piyasada domates fazlası oluşur. Fiyat düşer, ürün tarlada kalır. Aynı döngü bir........

© Yeni Ankara