Topyekûn mıntıka temizliği
Başta ABD olmak üzere, bizimle hesabı olan bütün emperyalistler destek oldu. Suriye’nin kuzeyinde bir Teröristan kurdurmak için her türlü girişimde bulundular.
PKK uzantılarının adını, ‘Suriye Demokratik Güçleri’ diye ambalajlayarak, biz dâhil herkese yutturmaya çalıştılar. Nitekim bizdeki bazı partilerin temsilcileri, hatta Türk Silahlı Kuvvetleri’nden bir şekilde emekli olmuş utanmazlar bile, ‘SDG dolmasını’ yedi. Yemekle kalmadı, sade vatandaşa da yedirmeye çalıştı.
Peki, Türk Devleti ne yaptı?
Sadece; “Yaptırmayız!..” dedi. Nitekim yaptırmadı.
ABD Başkanı Donald Trump, ilk dönemine denk gelen o zamanlarda, haddini de aşarak, Suriye’de yapılacak operasyonlarımızı engellemek için, Türk Devleti’ne ve onun Hakanına parmak sallamaya yeltendi. Tehdit mektubu gönderdi. Aynısını Rusya da yaptı.
O tehditleri takmayan Türkiye, hemen akabinde Suriye operasyonlarını başlattı. Abdesti daralan ABD yönetimi, Başkan Yardımcısı Yahudiyi apar topar Ankara’ya göndererek, tehdit dilini ‘rica diline’ dönüştürdü.
TERÖRİSTAN PROJESİ ÇÖKTÜ
Sonuç: Türk Devleti, 15 Temmuz hain darbe-işgal girişiminden hemen sonra, Suriye’de PKK ve DEAŞ’a yönelik operasyonları başlattı.
ABD, PKK’nın Suriye uzantısı olan YPG/SDG’ye 60 bin TIR dolusu silah verdiğini ballandıra ballandıra anlatmasına rağmen, Türk Ordusu’nun başarılı operasyonları karşısında, bayrağını da alıp gitti. Nihayetinde, Suriye’deki üslerini kapatıp, ülkeden ayrıldı.
Sadece ABD mi? Rusya ve İran’da Suriye üzerindeki tahakkümünü kaybetti.
Böylece, emperyalist güçlerin Suriye’nin kuzeyinde kurmaya çalıştığı Teröristan Projesi akamete uğradı.
‘Mazlum’ diye çalıntı isim kullanan ‘ABD postalının........
