Zamanınız Hayrola
Yeni bir haftaya başladığımız bu günlerde, Ramazan’ın bitişi ve bayramın sona ermesiyle birlikte takvimde günler adeta birbirini kovaladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği bir haftalık tatilin bayram tatili ile birleşmesi, bazıları için avantaj, bazıları için ise dezavantaj olarak karşılandı. Kimileri iş yerinden izin alarak uzun bir tatil yaparken, kimileri için evde geçirilen bir bayram anısı hâlini aldı. Kimi zaman dinlenmeye fırsat bulunurken, kimi zaman ise koşuşturma hiç eksik olmadı.
Ancak haftayı genel olarak değerlendirirsek; ülkemiz dışında yaşanan ancak yüreğimizi yakan ve bizim de gündemimizden düşmeyen savaşlar dikkat çekti. Bu dış karışıklıklardan mütevellit yaşanan petrol fiyatlarının yükselişi, altın fiyatlarının düşüşü, Amerika’nın Arap devletlerini koruyacağını açıklayıp İran saldırılarına karşı etkisiz kalması, İsrail’in Demir Kubbe savunma sisteminin sorgulanması, Katar-Türkiye ortaklaşa eğitim uçağının düşmesi sonucu şehit olan vatandaşlarımız gibi ciddi konuların yaşandığı çetin bir hafta oldu. Tüm bu gelişmeler, küresel dengelerin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Oruç sonrası yüklenilen yemekler neticesinde yaşanan mide spazmlarını konuşmadan da edemeyiz. Önümüzdeki haftalar detoksa gebe görünüyor. Yine “Yemeseydim” ve “Çok kaçırdım” gibi pişmanlıkların, tartıda görülen artılara bir faydası yok. Sağlıklı beslenmeye dönüş ise her zamanki gibi biraz sabır ve irade gerektiriyor.
Çocuklarımız için şu bir hafta doğru değerlendirildiyse ne mutlu. Tatil dönüşü sınavlar başlıyor sevgili çocuklar. Ortak sınavlarda daha dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Şimdiden hepinize zihin açıklığı diliyorum. Unutmayın ki düzenli tekrar ve planlı çalışma başarıyı beraberinde getirir.
Bayram sonrasında yaşanan trafik yoğunluğu ve kazalar hepimiz için üzücü ve yorucu. Televizyonlarda kaza görüntülerini izlerken, trafik canavarının mesaisini yoğun geçirdiğini bir kez daha anlıyoruz. Giden canlar geri gelmiyor. Tatlı bayram telaşları, yerini zehir gibi bir bayrama bırakıyor. Bir anlık dikkatsizlik, telafisi olmayan sonuçlara yol açabiliyor.
Kabul etmek gerekir ki acele etmek hiçbir sorunu çözmüyor. Geç kalalım ama ecele davetiye çıkarmayalım. Hayatın her alanında biraz daha temkinli olmak hepimizin sorumluluğu.
Yeni hafta neler getirir bilinmez. Fakat iyi dileyelim, iyi olsun. Umudu kaybetmeden, daha güzel günlerin geleceğine inanarak ilerlemek gerekiyor. Artık haberlerde savaşları değil, dünya barışını izlediğimiz bir zaman olsun.
