menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Amasya da 3 işçi……

4 1
12.02.2026

Amasya’da bir biyogaz tesisinde üç işçi metan gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetti. Haber düştü, resmi açıklamalar yapıldı, birkaç saatlik sosyal medya tepkisi oluştu ve ardından gündem başka bir başlığa kaydı. Olay, ulusal bir tartışma başlığına dönüşmeden yerel haber akışının içinde eridi.

Bu tabloyu yalnızca “iktidarın gündem yönetimi” diye okumak eksik olur. Mesele daha geniş: Türkiye’de siyasetin bütünü, gündemin nasıl üretileceği ve hangi başlıkların kalıcı olacağı konusunda benzer refleksler gösteriyor. İktidar belirliyor olabilir; fakat muhalefet de çoğu zaman bu belirlenmiş alanın içinde siyaset yapmayı tercih ediyor.

Sonuçta üç işçinin ölümü, sistemsel bir sorgulamaya dönüşmüyor.

Oysa metan gazı zehirlenmesi teknik olarak öngörülebilir bir risktir. Biyogaz tesislerinde gaz ölçüm sistemleri, havalandırma altyapısı, kapalı alan çalışma prosedürleri ve acil müdahale planları hayati önemdedir. Böyle bir ölüm, doğası gereği “kader” değildir; önlem zincirindeki bir kopuştur. Bu kopuşun tartışılması ise mevzuat, denetim, yaptırım ve ekonomik baskı ilişkisini gündeme getirir.

Tam da bu nedenle konu hızla gündem dışına itilir.

Türkiye’de siyaset uzun süredir yüksek yoğunluklu bir gündem üretimi üzerinden ilerliyor. Dış politika hamleleri, sert polemikler, seçim stratejileri, ittifak hesapları, ekonomik veriler… Her gün yeni bir kriz başlığı, bir öncekini siliyor. Bu yoğunluk, yalnızca iktidarın işine yarayan bir araç değil; muhalefetin de konumlandığı zemini belirliyor. Muhalefet çoğu zaman bu hızlı akışın içinde reaksiyon üreten bir pozisyonda kalıyor. Yapısal meseleleri derinlemesine gündemde tutmak yerine, günlük siyasi karşılık üretmeyi önceleyebiliyor.

Bu karşılıklı döngüde işçi ölümleri “kalıcı gündem”........

© Yeni Ankara