menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026'dan 100 çıkarmak

15 0
11.08.2026

Tuncer Bakırhan, Çerçeve Yasa TBMM'de kabul edildiğinde yaptığı değerlendirmede yine bizi yüz yıl öncesine götürdü.

Zaten bir süredir yaptığı şey bu.

Çerçeve yasanın “100 yıllık kucaklaşmanın sıcaklığını” yansıtması gerektiğini söylemişti. Daha önce de 22 Ekim 1919'da Amasya'da Cumhuriyet'in kurucu kadrolarının Kürtlerle anlaştığını, Kürtlerin haklarını tanıyan bir protokol imzalandığını ve bunun 100 yıl sonra yerine getirilecek bir kuruluş sözünün ifadesi olduğunu anlatmıştı. Çerçeve yasayı da bu sözün hayata geçirilmesinin ilk adımı olarak tarif etmişti.

Bundan daha açık bir tarih referansı herhalde zor bulunur.

Üstelik Bakırhan'ın tarih anlatısında mesele yalnızca Amasya'daki bir protokol de değil.

Daha önce, “1919 ve 1922'de kurtuluş gücü olan Kürtlerin 1923'te hukuk dışına itildiğini” söylemişti.

Şimdi insanın burada durup biraz hesap yapması gerekiyor.

2026'dan 100 çıkarınca 1926 ediyor.

Ama Bakırhan bizi 1923'e götürüyor.

Demek ki problem matematikte değil.

Asıl ilginç olan ise tam burada başlıyor.

Çünkü Bakırhan'ın anlattığı tarih doğruysa, bugün kabul edilen çerçeve yasa yalnızca bugünün siyasi bir düzenlemesi değil; aynı zamanda onun tarif ettiği tarihsel kopuşun düzeltilmesine yönelik bir başlangıç.

Nitekim Bakırhan daha yasa ortada yokken açıkça söylemişti:

“Çerçeve yasa bir bitiş değil, esaslı bir başlangıçtır.”

Yeni bir döneme geçmek için kullanılacak bir kapı olduğunu, yasanın çıkarılıp uygulanmaya başlanması gerektiğini ve bunun ardından ortak bir yol haritası hazırlanmasını istemişti.

Yani bugün Meclis'ten geçen metni sadece bugünkü maddeleriyle değerlendirmek yeterli değil.

Bizzat savunanların anlatımına göre bu yasa bir kapı.

Peki bu kapının arkasında ne var?

İşte tam burada CHP'nin işi biraz zorlaşıyor.

Çünkü Bakırhan'ın tarih anlatısında 1923, Kürtlerin hukuk dışına itildiği tarihsel kırılmanın adı.

CHP ise Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu siyasi geleneğinin partisi.

Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu parti.

Milli Mücadele'nin ardından Cumhuriyet'in kuruluşunu gerçekleştiren siyasi kadronun devamı.

Dolayısıyla ortaya çok basit bir soru çıkıyor:

CHP, bugün desteklediği yasanın hangi tarihsel problemi çözdüğünü düşünüyor?

Eğer cevap “1923'ten sonra ortaya çıkan eşitsizlikleri ve hukuki sorunları gidermek” ise, o zaman Bakırhan'ın 1923 değerlendirmesine de bir cevap vermek gerekiyor.

“Hayır, 1923'te böyle bir şey........

© Yeni Ankara