23 Nisan’ın coşkusu, yüreğimizdeki sorumluluk
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gün.
Ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkemize ve dünya çocuklarına armağan ettiği eşsiz bir bayram…
Dünyada başka bir örneği yoktur. Bir millet, geleceğini çocuklara emanet etmiş ve bunu bayram ilan etmiştir.
Ancak bu yıl 23 Nisan’a içimiz buruk giriyoruz.
Son günlerde okullarda yaşanan acı olaylar, çocuklarımızın ne kadar kıymetli bir emanet olduğunu hepimize yeniden hatırlattı.
Şanlıurfa Siverek’te bir evladımızı kaybettik, öğrencilerimiz yaralandı. Kahramanmaraş Onikişubat’ta ise bir öğretmenimiz ve 10 öğrencimiz hayatını kaybetti.
11 çocuğumuz ve bir öğretmenimiz…
Bayram öncesi yüreğimize düşen derin bir sessizlik.
23 Nisan sadece törenlerden ve süslenmiş okullardan ibaret değildir.
23 Nisan; çocuklarımızın korkmadan okula gittiği, güvenle büyüdüğü, geleceğe umutla baktığı bir ülke idealidir.
Çocukların en büyük hakkı çocuk kalabilmektir.
Biz büyüklerin görevi ise onları sevgiyle, dayanışmayla ve toplumsal sorumlulukla koruyabilmektir.
Eskiden mahalle kültürü vardı…
Komşular birbirini gözetir, her çocuk bütün mahallenin evladı sayılırdı.
Bugün ise hayat değişti.
Çocuklar sokaktan çok ekranlara bakarak büyüyor, insanlar aynı evde bile birbirinden uzak yaşıyor.
Teknoloji hayatı kolaylaştırdı; ancak hiçbir ekran bir çocuğun kahkahasının yerini tutamaz.
Bu yüzden hepimize düşen görev açıktır:
Çocuklara yeniden sahip çıkmak… Onları sevgiyle kuşatmak ve birlikte korumak…
Çünkü çocuk yalnızca bir ailenin değil, bir milletin yarınıdır.
Çocuk güvendeyse gelecek de güvendedir.
23 Nisan’ın coşkusu; yalnızca kutlamalarla değil, çocuklarımızın güven içinde yaşadığı bir ülkeyi kurmakla anlam kazanır.
Bu anlamlı günü çocuklarımıza armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.
