menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Afrika’da beklenen ülke olmak

15 1
07.02.2026

Afrika’da beklenen ülke olmak

REFİK TUZCUOĞLU

Yıllarca "küresel güçleri ürkütmeyelim" çekingenliğine vizyonsuzluk da eklenince içe kapanan Türkiye, son dönemlerdeki "stratejik uyanış"la bu ataleti paramparça etti. Artık daha proaktif ve dinamik bir dış politikamız var. Bu değişimi, geçtiğimiz hafta Doğu Afrika’nın stratejik kapılarından biri olan Tanzanya’da bizzat müşahede ettik.

İki Farklı Tanzanya

Tanzanya’da sizi iki farklı dünya karşılıyor: Bir yanda turizmin ve tarihin ışıltılı yüzü Zanzibar, diğer yanda ana karada, Darüsselam’ın arka sokaklarına ve kırsala sinmiş derin bir yoksulluk...

Özerk bir yapıya sahip olan ve nüfusunun neredeyse tamamı Müslümanlardan oluşan Zanzibar, ana karaya göre daha düzenli bir şehirciliğe sahip. Vaktiyle Umman Sultanlığı’nın başkentliğini yapmış bu ada tarihin izlerini taşıyor. Zamanla İngilizler "böl-yönet" politikasını ustalıkla uygulayarak kontrolü ele geçirmişler. 1961 yılında bağımsızlığını kazanan Tanganika, 1964’te Zanzibar ile birleşerek Tanzanya adını almış ve bugünkü siyasi yapısına kavuşmuş.

"Gelişmekte olan ülke" kategorisindeki Tanzanya, insani standartlarda hâlâ çok geride. Mevcut görüntüyü, "Türkiye’nin altmış yıl önceki hali" diye tarif edebiliriz. İnsanların günlük hayatına sefalet hâkim. Asfaltsız yollar, niteliksiz yapılar, suya erişimi olmayan köyler...

"Siz Gelmediğiniz İçin..."

Türkiye’deki hayırsever vatandaşlarımızın, o coğrafyanın suya hasret topraklarında inşa ettirdiği kuyu ve çeşmelerin açılışlarını gerçekleştirmek, o sevinci yerinde paylaşmak için oradaydık. 10 kilometre öteden su taşıyan köylülerin berrak suya kavuştukları andaki mutluluğu, çocukların gözlerindeki o ışıltıyı görmek her şeye değerdi.

Ancak beni en çok etkileyen, bir Tanzanyalının zihnindeki o berrak tarih şuuru........

© Yeni Akit