Değerlendirebilene ne mutlu!
Değerlendirebilene ne mutlu!NUSRET REŞBER
Zaman saati durmaksızın çalışıyor. Her gün güneş doğudan doğuyor, batıdan batıyor. Gece gündüzü, gündüz geceyi izliyor.
Günleri haftalar, haftaları aylar, mevsim ve yıllar takipte. Derken fani olan her şey zamanı gelince itiraz hakkı olmadan bu dünyadan ayrılıyor.
Allah’ın birer ayeti olan kainattaki gezegenler, bunun neticesi devri daimler, her gelen ve giden canlıya şahitlik ediyor. Onlar da vakti tamamlandığında hayata elveda edecek. Bâkî olan Allah hariç her şey elveda diyecek.
Üç ay önce, “mübarek üç aylar” geldi geliyor diyorduk. Bugün ise biz onların gelip geçtiğine şahitlik ederken onlar da bizim bu müstesna zamanda yaptıklarımıza ve tehir ettiklerimize, en kötüsü umursamayışımız olduysa ona şahitlik ederek bize veda ediyor.
Allah’ın gücü yarın hesap gününde ağzımıza kilit vurup diğer organlarımızı konuşturmaya yettiği gibi hayatımızın içinde geçtiği zamanı da konuşturmaya gücü yeter.
Rabbimiz, “yarın haberim yoktu, bilseydim şöyle şöyle yapardım...” demeyelim diye Peygamber gönderdi, Kitap gönderdi.
“Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.” (Bakara 2/2,3) Ve:
“...Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr 59/7)
“Kim Rasûlü’ne itaat ederse Allâh’a itaat etmiş olur.” (Nisâ 4/80) buyurdu.
Kur’an ve sünnette,........
