menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu da kardeş Azerbaycan’ın 28 Şubat süreci!

7 0
thursday

28 Şubat 1997’de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nda askeri kanadın baskısıyla Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın başında bulunduğu Refah-Yol Hükümeti’ne 18 maddelik bir laiklik bildirisinin dayatılmasıyla, ülkesini seven herkesin utançla hatırladığı 28 Şubat Postmodern darbe dönemine girilmişti. 

Ülkemizi karanlığa boğan 28 Şubat sürecinin arkasında İsrail ve küresel siyonist çetenin bulunduğu, taraflı tarafsız herkesin hemfikir olduğu bir gerçektir.

Bunun böyle olduğu, 28 Şubat’la özdeşleşen Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in, 2002 yılında İsrailli stratejist Martin Sherman ile birlikte ABD merkezli Middle East Quarterly dergisi için kaleme aldığı “Formula for Stability: Turkey Plus Israel” (İstikrarın Formülü: Türkiye Artı İsrail) başlıklı makalede açıkça ortaya konulmuştur.

Makalede, 1990'larda Türkiye ile İsrail arasında artan askeri ve ekonomik ilişkilerin Necmettin Erbakan’ın başbakan olması ve İsrail karşıtı söylemleri nedeniyle tehlikeye girdiği belirtiliyordu.

Yine aynı makalede, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ülkenin yüzünü İslam dünyasına dönmesine ve İsrail ile stratejik bağların riske atılmasına seyirci kalmayacağını Erbakan hükûmetine açıkça hissettirdiği ve MGK baskısıyla bu durumun kontrol altına alındığı, gururla ifade ediliyordu. 

Bu ifadeler, 28 Şubat’ın İsrail çıkarları için yapıldığının bir itirafı olarak kayıtlara geçmiştir.

Necmettin Erbakan liderliğindeki Refah-Yol Hükümeti, dış politikada Batı ve İsrail eksenli bağımlılığı azaltmak amacıyla D-8 (Gelişmekte Olan Sekiz Ülke) organizasyonunu kurarak İslam dünyasıyla ekonomik ve siyasi entegrasyonu hedefliyordu. Erbakan'ın savunma sanayiinde yerli üretime geçme ve dışa bağımlılığı (özellikle İsrail ve ABD) sınırlandırma........

© Yeni Akit