Yapay zeka fıkhı
Son yıllarda gündemimize, dilimize “Yapay Zeka” kavramı girdi. Yapay insan, yapay robot gibi bir şey. Yalnız bu, robottan farklı. Bir insan evinde bulundurduğu insan robotun yanında soyunsa bu caiz midir değil midir diye soruya cevap bulmaya çalışmaz. İlim sahibi olsun olmasın her insan aklı, bunun cansız bir varlık olduğunu ve ilgi duyma, haz alma, aşık olma,hafızaya kaydetme gibi özelliklerinin olmadığını bildiğinden, baştan, evde bulundurmakta beis yoktur der. Lakin yapay zekanın farklı bir durumu var; varmış. Son günlerde duyduğum bazı uygulamalar beni şaşırttı. İlacı yapay zekaya soruyor, bitkiyi yapay zekaya soruyor. Hatta, gülmeyin ama, boşanacağı erkeği yapay zekaya soran var. Henüz evleneni duymadım.
Şöyle bir konu aklıma geldi: Adam yapay zeka ile malını pazarlasa o ticaret caiz midir? Mesela kurbanlığını pazarlasa, rötuş yaptırsa internetten kurbanlığı almak, malı almak caiz midir?
Mesela, bir adam birinden bir bahçe alacak. Onu yapay zekaya soruyor ve şu kadar fındık vereceğini öğreniyor. Fakat eğriyi de düz gösteren yapay zeka, Giresun’u Düzce gibi gören yapay zeka ortaya bir tonaj çıkarsa. Bir tonluk bahçeyi on ton olarak pazarlasa.. Sonuçta hüsran olacak alıcının imdadına kim yetişecek?
Yapay zeka her malın özel durumu hakkında bilgi veremez. Geneli hakkında bilgi verir. Gittikçe hayatımıza daha çok gireceği anlaşılan yapay zekanın anlaşılıyor ki bir fıkhı olmalıdır. Benim düşündüğüm sorular bunlar. Sizler daha farklı yönleri ile düşünürsünüz.
Bunun için bir İlahiyat Fakültesi öncülüğünde veya DİB öncülüğünde bir çalıştay yapılmalı konuya vakıf akademisyenler nezaretinde konu tartışılmalıdır.
İKİ........
