Hunat Hatun Külliyesi
Tarihi geçmişini kaybeden şehirler, şehir olma kimliğini de kaybederler. Tarihi yazılmayan şehirler, başka şehirlerin tarihini öğrenir ve öğretirler.
Bugün ülkemizdeki pek çok tarihi şehirler, Batılı ülkelerin şehirleri kadar tanınmaz ve bilinmez. Çünkü romanlarda Batılı ülkelerin şehirleri anlatılır.
Bizim şehirlerimiz ise romanlara ihtiyaç duymaz. Bizatihi kendisi görülerek, gezilerek, yaşanarak anlatılmaya müsait canlı eserlerdir.
İşte bu tarihi eserlerden birisi de Hunat Hatun Külliyesi’dir. Külliyeyi gezerken tarihini de öğrenmek bir derstir. Uzaktan anlatılarak ne külliye ne tarih öğrenilir.
Yine de görmeyenler için de görenler için de kaynaklara müracaat ederek, külliye hakkında özet bilgi sunalım.
Külliyenin doğu ve batı taç kapıları bile hayranlıkla görülmesi gereken eserlerdir. Kitabesine göre H.635/M.1238 yılında I. Alaeddin Keykubad’ın Hristiyan zevcesi, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Hunat tarafında inşa ettirilmiştir.
Mahperi Hunat’ın ne zaman Müslüman olduğu........
