Devlet ve siyaset münasebetinde mesuliyet ve mensubiyet
Devlet ve siyaset münasebetinde mesuliyet ve mensubiyetHÜSEYİN ÖZTÜRK
Devlet ve siyaset münasebetinde mesuliyet ve mensubiyet sahipliği; samimiyet, inanmak ve inandığı değerler uğruna mücadele etmeyi esas saymakla mümkündür.
Devlet ve siyaset köprüsünün başı da ortası da sonu da millet ve devlet için kurulur. Köprünün her iki tarafı da istiklal için korunur, kollanır ve sahiplenilir.
Siyaset kavramının özünde millet ve devlet bütünlüğü vardır. Milletin; örf, adet ve gelenekler bütünlüğünün başını; dini-milli değer yargıları çeker ve bu ölçüye; siyasetin tam bir samimiyetle sahip çıkma yükümlüğü vardır. Aksi milleti dışlamaktır.
Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen siyaset, devleti soyulacak bir kasa, milleti de yolunacak meta gibi görür. Bu bir helal-haram dengesinin bozukluğuna kefilliktir.
Asrımızın en büyük telaşlarından birisi; devleti sadece bir idare aygıtı gibi görüp, siyaseti de iktidar mücadelesi adına tapınma hırsındandır.
Oysa Mete Han’dan bu tarafa bizim geleneğimizde devlet; mülki........
