MURAT AĞIREL’İN YAZMADIĞI HABERLER?
Alman iş insanları Kai Precat ile Marc Baeriswyl tarafından yapılan resmi suç duyurusu üzerine harekete geçen savcılık, kamuoyunda geniş yankı uyandıracak çarpıcı bir dosyanın kapağını araladı.
Kara para aklama ve dolandırıcılık soruşturmasında dosyaya giren gizli tanık ifadeleri, Mustafa Sarıgül’ün Şişli Belediyesi döneminden başlayıp uluslararası gayrimenkul alımlarına kadar uzanan devasa kayıt dışı para çarkını gözler önüne serdi.
Mustafa Sarıgül’ün aile bireyleriyle birlikte soruşturmaya tabi tutulup gözaltına alınan, tutuklanıp cezaevine gönderilen bir isim de gazeteci Murat Ağırel oldu.
Melih Gökçek’in oğlu Ahmet ve gelini Hülya Gökçek’in Almanya ile iş ilişkileri anlatılacak diye Köln’e çağrılan gazeteci Murat Ağırel’e “bonus” olarak Mustafa Sarıgül dosyası da veriliyor.
Murat Ağırel’i Almanya’ya davet edenler bir taşla iki kuş vurmayı planlıyorlar.
Gökçek ve Sarıgül ailesi.
İkisi de yılların yerel yöneticisi.
Birisi yıllarca Ankara’yı, diğeri de Şişli’yi yönetti.
Gökçek dosyasını kaleme alan Murat Ağırel, Sarıgül dosyasını “sümenaltı” etmekle suçlandı.
Sarıgül dosyasını yazmadığı için cezaevinde algısı birileri tarafından gazlanıyor.
Murat Ağırel’in Gökçek dosyasını yazmasından sonra meslektaşı Levent Gültekin ile girdiği “yavşak” polemiğini bilmeyen var mı bilmiyorum.
Bu işleri kıyısından köşesinden izleyenler bilirler bilmeyenler de search yapsınlar.
Bu tartışmanın fitilini ateşleyen cümle Levent Gültekin’in Murat Ağırel üzerinden Melih Gökçek’e operasyon çekildiğini söylemesiydi. Dikkatinizi çekerim bu tartışma yaşanırken henüz Mustafa Sarıgül dosyasını kamuoyu bilmiyor.
Murat Ağırel, meslektaşı Levent Gültekin’le telefonda yaşadıklarını anlatıyor, “Kendisinin yüzüne de söyledim yine söylüyorum; sen yavşaksın” ifadelerini kullandı.
Gültekin, Ağırel’e “Yavşak olsaydım senin gibi, bir dönem Tuncay Özkan’ın soytarısı / çantacısı olurdum” diyerek karşılık verecekti.
Murat Ağırel’in bu ve buna benzer dosyaları yazdığını bilenler zaman zaman anlaşıldığı kadarıyla kapısını tıklatıyorlar.
Ağırel’i evde bulamayınca “kapısının önüne” bırakılan dosyalardan birisi de benim geçen hafta yazdığım BankPozitif, Payfix ve Flash Haber TV’nin sahibi Erkan Kork’la ilgili olan.
Dosyasını inceleyen Murat Ağırel, telefona sarılıyor, tıpkı Mustafa Sarıgül’e yaptığı gibi ve Erkan Kork’a ulaşıyor. Erkan Kork’la Şubat 2025 tarihinde Trump Center’da buluşuyorlar. Murat Ağırel’in yanında Timur Soykan, Erkan Kork’un yanında da basın danışmanı olduğu söylenen birisi var.
Buraya kadar her şey normal.
Yüz yüze görüşme işi hariç ama onu da gazetecilikten sayalım. Masum görelim.
Murat Ağırel, Erkan Kork dosyasından edindiklerini bilgileri, belgeleri “Kim bu milyarlarca liralık çarkı döndürenler” adlı yazılarına peş peşe 1,2,3,4 diye 8 Mart 2025 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başlıyor. 11 Mart’ta son yazı çıkıyor Cumhuriyet gazetesinde.
Bu yazılarda Payfix soruşturması ve hazırlanan iddianame ve Erkan Kork’un baş döndüren para trafiğini anlatıyordu.
Kritik nokta burası...
Bu dizinin son yazısında iddialarla ilgili Erkan Kork ile iletişim kurduğunu yazıyor ve ekliyordu:
“Kendisi yüz yüze konuşmak istediğini ifade etti. Kayıt alma şartı, bir gazeteci meslektaşımın şahitlik yapması ve görüşmenin halka açık bir kafede yapılması koşuluyla buluşmayı kabul ettim.
Gazeteci meslektaşım ile birlikte Erkan Kork ve basın danışmanı ile bir araya geldik. Görüşmede, iddianamede ve MASAK raporlarında........
