AB eksenindeki NATO’da Türkiye’nin rolü
AB eksenindeki NATO’da Türkiye’nin rolü
Türk dış politikası üzerine yapılan tartışmaların önemli bir bölümü yanlış sorular etrafında dönüyor. Yıllardır aynı mesele konuşuluyor: Türkiye Batı’dan dışlanır mı? NATO’daki yeri tartışmaya açılır mı? Avrupa Birliği ile bağlar tamamen kopar mı?
Oysa önümüzdeki dönemin asıl meselesi bunların hiçbiri olmayabilir.
Türkiye açısından gerçek tehlike dışlanmak değil; dışlanmasına bile gerek bırakmayacak yeni bir jeopolitik mimarinin kurulmasıdır.
Dünya hızla değişiyor. Soğuk Savaş’ın ardından kurulan Atlantik güvenlik sistemi artık eski işleyişini sürdüremiyor.
Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşının ardından güvenlik konusunda yeni bir döneme girdi. Washington’daki siyasi dalgalanmalar, Amerikan kamuoyunda yükselen içe kapanma eğilimleri ve Avrupa’nın artan savunma harcamaları kıta siyasetinde yeni bir arayışı tetikledi.
Bugün Avrupa’nın stratejik hedefi yalnızca kendisini savunmak değil; kendi güvenlik kararlarını alabilecek siyasi ve askeri kapasiteyi oluşturmaktır.
İşte bu noktada dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor.
Eğer Avrupa savunma entegrasyonunu derinleştirirse, NATO’nun resmi yapısı varlığını sürdürse bile gerçek karar mekanizmaları farklı platformlara taşınabilir. Savunma sanayi iş birlikleri, ortak askeri projeler, kritik teknoloji........
